Mehmet Oba

Mehmet Oba
@Sonsuz7
Türkçe Öğretmeni
3 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Görülen ve Görüımeyen
Okula ilk başladığımız yıllardan şunları hatırlayorum. Öğretmenlerimizden biri: — Tanrı o kadar büyük, o kadar büyüktür ki, insan göremez.. demişdi. Başka bir öğretmen de: — Mikrop o kadar küçük, o kadar küçüktür ki, insan göremez.. demişdi. Başka öğretmenlerimiz de, iyilik, doğruluk, kahramanlık, yüreklilik, vatan, nüfus... gibi göz ile görülmeyen, el ile tutulmayan kavramlar üzerinde düşünmeye zorlamışlardı. Sonra, bizlere, görebileceğimiz, tutabileceğimiz, taş, demir, tahta, yaprak, toprak gibi şeyleri gösterip öğrettiler. Şimdi bakınıyorum da.. Görüp öğrendiklerimizden çok görmediklerimiz bizleri bugün de tartışmalara sürükleyor. Görülmeyenleri öğretmeye çalışırlarken bizlerigörülenlerle rni oyaladılar yoksa! Yoksa görülenleri öğretmek isterlerken görülmeyeceklerlei mi oyaladılar bizi?
Sayfa 34 - YKY yayınevi·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·224 syf.·
2016 392. kitabı
Kitap ile 2007 yılında, Çanakkale anma töreni esnasında düzenlenen bir etkinlikte tanıştım. Sıra sıra Çanakkale ile ilgili kitaplara göz gezdirirken, üniversiteli olduğu her halinden belli gencecik bir evladımız yanıma gelerek, " Geliri şehit vakfına bağışlanacak olan bu kitabı satın alırsanız, bizi çok mutlu edersiniz! " deyince, bir saniye bile tereddüt etmeden kitabı aldım. Ki yanımda sadece o gün için, bankaya taksit yatıracak kadar meblağ olmasına rağmen! İçerisindeki yaşanmış yada yarım kalmış hayat hikayelerinin bazılarına, sizler de benim gibi kitle iletişim araçlarından ( radyo, televizyon, gazete, dergi gibi.) mutlaka aşinasınızdır. Hepsinin derlenerek bir bütün halinde okura sunulması, okurken ayrı keyifti. Her ne kadar, yarım kalmış yaşanmışlıkları okumak yürek burksa da! Trajik yaşam öykülerin de millet olmaya atılan ilk adımları okurken, bazen göğsümün sıkışıp nefes almakta zorlandığı ve gözyaşlarımın istemsizce göz pınarlarımdan boşaldığı anlar oldu. Kurgulanmış eserler bile beni tarumar ederken, bu yarım kalmış yaşanmışlıkların üzerimde bıraktığı etkileri ifade etmekte zorlanıyorum... İnanıyorum ki kamuoyunda merhameti olmayan, kara vicdanlı dediğimiz şahıslar dahi bu kitabı okurken asla kayıtsız kalmayacaklardır. Bazen hakikatler bütün teferruatları ile ulaşılacak kadar, insanoğlunun yakınında olsa dahi, ulaşması imkan dahilinde değildir. Çünkü, vakit hasıl olmamıştır. Vakit hasıl olunca da, hiç bir beşeri kuvvet hakikatlerin ortaya çıkmasına bir engel teşkil etmez! Bu sebepledir ki Aydın Ayhan'a, başarılı bir eser ortaya çıkarıp biz okurlarla buluşturduğu için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Zaman zaman salt öz benliğimde bazen aymazlıklarla boğuşurken, kitaplığım dan özellikle bu kitabı alıp tekrar okurum. O yaşanmış trajik hayat hikayelerini
Televizyon
Çanakkale Ah! Çanakkale...Aydın Ayhan · Şehitkale Yayıncılık · 201333 okunma
"Neden bana yaşamasını öğretmediler? Neden bana, bizden bu kadar gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan etmedim? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım? İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım? Ben insan değildim ki. Yaşamadığım bir hayatın içine nasıl atıldım? Oysa görünüşümle insana benziyordum. İnsanların en verimli olduğu çağda tükendim. Her anı, ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum..."
Gözlerimi kapatıp bedenimi ona bırakırdım. Haz, acı, hiçbir şey hissetmeden orada öylece yatardım. Bir tahta parçası, çıkarıp atılmış bir çorap ya da ayakkabı gibi cansız, ölü bir beden...
Metis Yayınları·Kitabı okudu
Birlikte onun evine giderken bir manavın önünde durup bana, "Portakal mı seversin, mandalina mı?" diye sordu. Cevap vermeye çalıştım, ama sesim çıkmadı. O güne kadar kimse bana portakal mı mandalina mı sevdiğimi sormamıştı. Babam bana hiç meyva almazdı, amcamla kocam da ne istediğimi hiç sormadan alırlardı. “Açıkçası, ben de mandalinayı mı, portakalı mı tercih ettiğimi hiç düşünmemiştim. Sorusunu yineledi: "Portakal mı seversin, mandalina mı?" "Mandalina," dedim. Ancak o mandalinaları alır almaz, portakalı daha çok sevdiğimi fark ettim, ama bunu ona söylemeye utandım, çünkü mandalina daha ucuzdu.
Metis Yayınları·Kitabı okudu