yazmak istiyorum. Bana öyle üst duygular tattırdı ki bu kitap. Bunun için bile okunur. Kahramanın adı yok. Benim, belki sokağımdan geçen birisi, belki dünyanın öbür ucunda adını dahi duymadığım biri. Korkulacak bir kitap. Gerçekleri göreceğim diye bölük pörçük, korka korka okudum. Dostoyevski benim bu korkak okumama da acımadı. Her şeyi bütünleştirdi. En beğendiğim tarafı yazmayacağım. Heves ettim, bu sayfa büyüyecek, dedim. Ama 6 insandan oluşan bir sayfaya bile paylaşmak istemediğim alıntılar var. Öyle de kalsın. Zamanı gelsin tekrar tekrar okunsun. Artık algılanacak hiçbir şey kalmayana, kitap en saf haline gelene kadar okunsun. Bu kitap sanki insanlara hem en uzaktan hem de en yakınlarından bakabilen birisinin elinden çıkmış. Ne diyelim?