“Hani bir daha geri gelmeyecek şeylere hülyamızın bir kapılması vardır, hani her olup bitmiş işten sonra bizi saran bir yorgunluk, alıştığımız her hareketin durmasından, devamlı bir titreşimin kesilivermesinden doğan bir ıstırap vardır, o gün Emma işte o hale uğramıştı.”
Kim bekliyor seni? Esaret ve belki ölüm, başka hiçbir şey beklemiyor seni.
Uyan Ferdinand, hisset lütfen, sen özgürsün, tamamen özgür, hiç kimse seni istemediğin şeylere zorlayamaz ,
hiç kimse sana emredemez;
duyuyor musun, sen özgürsün, özgürsün!
...
Beyler! Ne zamana kadar bu saklambaç oyununa devam edeceksiniz? Sürekli vatanseverlikten, millet sevgisinden, medeniyete hizmetten bahsediyorsunuz. Ama millet için, vatan için, medeniyet için ne yapıyorsunuz? Bazıları milyonlar çalarak sevgili vatanı namussuzca soyuyor. Bazıları da dairelerde, matbaalarda, okullarda ve üniversitelerde memurluk ediyor. Öte tarafta ise milyonlarca halk çürüyor, geriliyor. Milletin temelleri çürüyor.