“Are you sure? The bookstores in this town are pretty good because of all students who come through. We could go to all of them if you want. Just don’t let me go in with you, otherwise—-“
“I know. You’ll buy everything.”
He smiles. A smile so kind I almost cry.
Mutlaka gidip yolları yıkadıkları o kötü şeylerin üzerinde gezinmiştir. Tüm bu büyücüler ve cadıların, yerli doktorların sihirbazların, müşterilerden çıkarıp sokaklara döktükleri, hastalıkları ve kötü kaderleri attıkları yolların üzerinde. Onların üzerinde yürümüştür ve içine girmişlerdir. Gözlerine baksana.
Zavallı annem on iki çocuk yaptı. Geleceğe çocuk doğurmaktan kendini alamadı. Defalarca. On iki gelecek. Daha fazla. Belki tüm o bebekleri doğurmak hoşuna gidiyordu. Belki çoğu insandan daha fazla silinmesi gereken geçmişi vardı.