…çünkü o benim büyükannem ve ne zaman elini yanağıma koysa ölümün yakınlığını hissedip huzur buldum. Yaşlı bir kadının dokunuşundan daha belirsiz bir şey olamaz; sevgi dolu veya dehşet verici.
Bunun da ötesinde, burada yaşayan insanlar on yedi yaşlarını devirince çektikleri onca şeyden dolayı genellikle kimlik kartlarındaki fotoğraflarından farklı görünüyor.
Sana lazım olan tek şey, gözlerini açmak. Kalbimiz bizi aldatır, kafamız oyunlar oynar ama gözlerimiz gerçeği görür. Gözlerinle bak. Kulaklarınla duy. Ağzınla tat al. Burnunla kokla. Teninle hisset. Bunların ardından düşünmek gelir ve onun ardından da gerçeği öğrenmek.
My grandma didn’t like the rain, and before the first drops fell, when the sky grew dark, she would go out to the backyard with bottles and burry them halfway, with the whole neck underground; she believed those bottles would keep the rain away.