Mekanlar da tıka basa aidiyet duygusuyla yüklü değildi. Vişegrad, annemin yağmurda bir hastane, sokaklarda kovalamaca misali bir koşuşturmadan ibaret anlattıkları, parmak aralarındaki iğne yaprakların yumuşaklığı, babaannemin envai çeşit şey kokan merdiven sahanlığıydı, kızak kaymaktı, okul ve de savaştı.
Engelli bir çocuğun ölümünün insanı daha az üzdüğünü düşünmemek gerek. Böyle bir çocuğun ölümü, normal bir çocuğun ölümü kadar üzücüdür. Hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir.