Her yanım ağrıyor. Bunun ne zaman başladığını bilmiyorum bile. Belki de hep böyleydi. Birisi -kimdi, kadın doktor mu, erkek doktor mu?- yaşamın bir genişleme ve tekrar sı kışma olduğunu söyledi. İkisi de acı veriyor. Büyümek de acı veriyor, yaşlanmak da. Tek farkla: Başta her şeyin günün birinde iyi olacağını sanırız, ta ki her şeyin kötüye gittiğini idrak edene kadar. Gözlerimiz bozulur, belleğimiz ve işitme kabiliyetimiz zayıflar, sırtımız, boynumuz tutulur, cildimiz kurur. Tüm bunlar daha otuzumuzda başlar. Belki de.yirmi beşte. Hatta belki daha da önce. Aslına bakılırsa doğumumuzla başlar. Doğduğumuzda ölmeye koyuluruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her zamanki megalomanimizle kendimizi ve dünyayı yeni baştan keşfettiğimize inanır, ama aslında hep aynı kalıbı tekrarlarız. Yeni düşüncelerle düşündüğümüzü sanırız, ama bunlar hep düşünülmüş düşüncelerdir. Küçük sapmalarla. Dünyayı izler, sevinç duyar, güler ya da ağlarız ve dünyayı kendimize has bir şekilde izlediğimizi, kendimize has bir şekilde sevinç duyduğumuzu, kendimize has bir şekilde güldüğümüzü ya da kendimize has bir şekilde ağladığımızı sanırız. Ama dünyayı, bizden önceki herkesin yaptığı gibi izleriz. Yaşlandığımız için mutlu oluruz, tıpkı büyümeyi bekleyen çocuklar gibi; köpeklere güler, erkekler, kadınlar ya da çocuklar yüzünden ağlarız; anımsar ama sonra anım sayamayız; dünyanın üzerine bir peçe iner, sonra kalkar, ar dından yeniden iner ve kalkar. Doğarız ve ölürüz. Hepimiz.
İnsanların kaderi besbelli evlere bağlı:
Zengin evler fakirlere çok yüksekten baktılar,
Kendi seviyesine evler kız verdi, kız aldı
Bazıları özlediler daha yüksek hayatı,
Çırpındılar daha üste çıkmaya
Evler bırakmadılar.
Yeni yeni tüterken ocakların dumanı
-Kadın en büyük kuvvet erkeğinin işinde-
Erkekleri kaçtı, kadınlan kaçtı
Evler dilsiz şikayet, kaçmışlann peşinde.
Şu dünyada oturacak o kadar yer yapıldı:
Kulübeler, evler, hanlar, apartımanlar Bölüşüldü oda oda, bölüşüldü kapı kapı Ama size hiçbir hisse ayrılmadı
Duvar dipleri, yangın yerleri halkı, Külhanlarda, sarnıçlarda yatanlar!