insan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için çıkması gerekiyordu.hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında;tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar, hayatın gör deme biçimiydi. ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.