ays

ays
@Supangle
Burası benim krallığım.
İdeal olan, sü­rekli kendini yeniden icat eden, kendi hayatının giri­şimcisi; daima en gözde varoluşsal girişim şirketini kuran kimlik sanatçısı olabilmek.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fransız felsefeci, anarşist ve sufi Simone Weil, kök sal­manın, en önemli fakat en az tanınan insan ihtiyacı olduğu­nu düşünür. Yaşadığımız sorunların pek çoğu yalnız köksüzlükten değil, köklerin önemini anlayamamaktan da kay­naklanır.
Ancak en iyisiyle mutlu olma'nın saçmalık olduğunu ka­bul edin: Bir şey yeterince iyiyse, yeterince iyidir. Her zaman en iyisinin peşinde koşarsanız, mutluluk siz­den kaçar. Esasında "en iyisi" fikri sonunda genellik­le umutsuzluğa çıkar, çünkü bir yıl en iyi kabul edi­len, ertesi yıl fena halde modası geçmiş kabul edilebi­lir. Yalnız en iyisi yeterince iyiyse, hiçbir şey tam olarak iyi değildir.
Sanat yalnızca öznel bir duygu dışavurumu değil, hayat olgusunu keşfet­meye ve anlamaya yönelik bir girişimdir. Bir anlamda, fark­lı yollar kullansalar da, sanatçıyla biliminsanı hemen hemen aynı şeyi yapmaya çalışır. Leth, anlamaya çalıştığı insanla­rın arasında yaşamayı seçen ilk antropologlardan Bronis­law Malinowski'nin öncülük ettiği araştırma yöntemini be­nimsemiştir. Bu yaklaşıma dayanarak, sanat pratiği için dört aşama belirlemiştir: Bir alan bul, onu betimle, incele ve yaz!
Bakın, işlemeli pencereler, müstakil ev ler. İnsan toprak kokusunu hissediyor, biçilmiş yonca kokusunu, yaşam pisliğinin kokusunu alıyor; ağustosböceklerinin, küçük kuşlarıı'l sesleri, rahatsız edici basit insanlar, bunların tümü, kaybolmuş eski bir dünyayı hatırlatıyor ve insanı sonradan görmelerin laf kalabalığından uzaklaştırıyor.