Ben hiçbir zaman başkalarının zevkine ortak olmadım. Ya
katı bir duygu, ya mutsuzluk duygusu engel oldu bana. Yaşam
derdi, yaşam güçlüğü. Bütün sorunların içinde en önemlisi insanlarla
uğraşmak Kokuşmuş toplumun şerri, yiyecek giyecek
belası, bunların hepsi, durmadan gerçek varlığımızın uyanmasına
engel oluyorlar. Vaktiyle onların arasına karışmıştım; başkalarını
taklit edeyim dedim. Baktım, soytarıya dönmüşüm.
Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının
zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu
hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi
yoktu. Başkalarının yaşam tarzına ayak uyduramazdım. Kendi
kendime derdim ki hep: Bir gün toplumdan kaçacağım; bir
köyde, gözden ırak bir yerde kendi köşeme çekilip yaşayacağım.
Ama inziva hayatını şöhret için istemiyordum. Kendimi birinin
düşüncesine mahkum etmek, birinin taklitçisi olmak değildi istediğim.
Nihayet zevkime göre bir oda yapmaya karar verdim.
Sadece kendimin bulunacağı, düşüncelerimin dağılmayacağı bir yer.