Tuhafbir kaygının tüm bedenime işlediğini duyumsuyorum; sorunlu varlığımın geleceğinin korkusu mu bu, yoksa kendi tasalarımın yarattığı huzursuzluk mu? Böylesi takıntılarla yaşamayı sürdürebilecek miyim? Tüm bunlar yaşam mı, yoksa anlamsız bir düş mü?
İnsanlar böyledir: Size inanmaları için, sizin olan her şeyden, sonra da kendinizden vazgeçmeniz gerekir. İnancınızın gerçekliğinin güvencesi olarak ölmenizi isterler. Neden kanla yazılmış kitaplara hayran olurlar? Çünkü o kitaplar onları acılarından kurtarır ya da acının yanılsamasını yaratır. Söylediklerinizin arkasında kan olsun, gözyaşı olsun isterler. Kalabalığın hayranlığı sadizmle doludur.
Anı yaşayabilenler, şimdiyi eksiksizce yaşayanlar, yalnızca anın mutluluğunu, şeylerin sonsuz varlığının verdiği büyük sevinci umursayanlar ne mutludur...