Esra Savaş

Esra Savaş
@TQueen_zihingecidi
"Kitapların huzurverici dünyasında yepyeni yelkenler açtığım zihin geçidime hoş geldiniz."
Öğrenci
AİÇÜ- English Translation and İnterpreting
48 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Sefiller
"İnsanlar, zayıf oldukları için değil, yeterince güçlü olmadıkları için düşerler."
Sayfa 150·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eylül
8/10
·365 syf.··
2025 11. kitabı
Mehmet Rauf’un Eylülü, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak anılsa da, sadece bir edebi dönüm noktası değil; aynı zamanda insan ruhunun en derin ve en karmaşık hislerini anlatan bir eser. İçine kapanık, melankolik bir adam olan Süreyya, onun zarif ve iç dünyasında fırtınalar kopan eşi Suat ve dostları Necip arasında filizlenen ama kelimelere dökülmeden yaşanan bir aşk hikâyesi… Eylül, basit bir yasak aşk romanı değil, duyguların ince ince işlendiği, okuyucuyu derin bir hüzne boğan bir ruh çözümlemesi. Roman boyunca Suat ve Necip’in duyguları, büyük bir sabırla, ince detaylarla işleniyor. Ne açıkça itiraf edilen bir aşk var ne de büyük olaylarla alevlenen bir tutku… Ama her satırda, her bakışta, her iç monologda derin bir sevda seziliyor. Mehmet Rauf, olaylardan çok, karakterlerin iç dünyasına odaklanarak, aşkın heyecanını değil, çaresizliğini anlatıyor. Çünkü bu, sonbahar gibi bir aşk: Başlamadan bitmeye mahkûm, sararmış yapraklar gibi solgun ve kırılgan. Romanın dili, dönemin Servet-i Fünun edebiyatına uygun olarak oldukça süslü ve zaman zaman ağır. Ama bu ağır dil bile, anlatılan duyguların yoğunluğuyla birleştiğinde okuyucuyu içine çekiyor. Özellikle Suat’ın iç dünyasını okurken, onun bocalamalarını, çaresizliğini ve içinde büyüyen yasak aşkı hissetmemek imkânsız. Ve elbette, romanın sonu… Eylül, sadece bir mevsimin adı değil, aynı zamanda bir vedanın, bir sonun, bir kaçınılmazlığın simgesi. Final sahnesi, okurun yüreğinde bir ağırlık bırakıyor. Çünkü bazen en büyük aşklar, en çok susulan, en az yaşanan aşklar oluyor. Bu kitap, sabırsız okuyucular için belki de fazla durağan gelebilir. Ama duygu yoğunluğunu, karakterlerin iç hesaplaşmalarını sevenler için Eylül, gerçek bir edebi şölen. Ve belki de en önemlisi, bize şu gerçeği hatırlatıyor: Bazen en
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma

Esra Savaş

, bir kitap okudu
8/10
·365 syf.··
2025 11. kitabı
Mehmet Rauf
7.5/10 · 50bin okunma
Kuyucaklı Yusuf
9/10
·222 syf.··
2025 10. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u, sadece bir aşk hikâyesi ya da bir Anadolu romanı değil; sistemin dışına itilmiş, öfkesini içinde taşıyan ama hiçbir yere sığamayan bir adamın hikâyesi. Yusuf, daha çocuk yaşta ailesi katledildiğinde, kaderi çoktan yazılmış gibidir. Kaymakam Selahattin Bey’in himayesine alınması, onu yetimlikten kurtarsa da, asla gerçek bir aidiyet duygusu vermez. Yusuf hep bir "yabancı"dır—evde, kasabada, hatta sevdiği kadının yanında bile. Yusuf’un en büyük trajedisi, hislerini ve düşüncelerini açıkça dile getiremeyen, kabuğuna çekilmiş bir karakter olması. O, uzun uzun konuşan, aşkını anlatan biri değil; daha çok, bakışlarıyla, suskunluklarıyla, zaman zaman da patlayan öfkesiyle var olan biri. Ve bu, Sabahattin Ali’nin yarattığı en büyük gerçekliklerden biri: İnsan her zaman kelimelerle var olmaz, bazen sessizlik de bir hikâye anlatır. Kitabın en çarpıcı yanlarından biri, Anadolu’nun kasaba düzenini ve toplumsal çarpıklıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesi. Kaymakam Selahattin Bey’in yozlaşmış düzene ayak uyduramaması, Şahinde’nin kasabanın kaypak ahlakına hızla teslim oluşu ve en önemlisi, Yusuf’un bu düzene karşı koyamayan ama ona da boyun eğmeyen tavrı… Tüm bunlar, Sabahattin Ali’nin keskin gözlem yeteneğini gösteriyor. Ve elbette Muazzez… Yusuf’un ona duyduğu aşk, ne şiirsel ne de büyük sözlerle süslenmiş bir aşk. Daha çok, sessiz, koruyucu ama bir o kadar da çaresiz bir aşk. Yusuf, sevdiği kadını korumak istese de, aslında onun hayatına gerçek anlamda dokunamıyor. Ve romanın sonlarına doğru, bu çaresizlik duygusu öylesine ağırlaşıyor ki, Yusuf’un kaderine doğru hızla sürüklendiğini görmek okuyucu için bile nefes kesici bir hale geliyor. Kuyucaklı Yusuf, sert ama duygusal, sade ama sarsıcı bir roman. Sabahattin Ali, sadece bir
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma

Esra Savaş

, bir kitap okudu
9/10
·222 syf.··
2025 10. kitabı
Sabahattin Ali
8.3/10 · 210,8bin okunma