Güneşin altında sanki alnımın
şiştiğini hissediyordum. Bütün bu sıcaklık üzerime abanıyor,
ilerlememe engel oluyordu. O kocaman ve sıcak soluğu yüzüm-
de hissettikçe, dişlerimi gıcırdatıyor, pantolonumun ceplerindeki
yumruklarımı sıkıyor, güneşi ve üzerime boşalttığı koyu
sersemliği alt edeyim diye, vücudumu kasıyordum.
Ben ona evinin çok güzel olduğunu söyleyince, cumartesileri, pazarları ve bütün tatil
günlerini burada geçirdiğini söyledi. "Karımla ben çok iyi
anlaşırız," diye ekledi. Baktım, karısıyla Marie o sırada baş başa
vermiş gülüşüyorlardı. Belki ilk kez, gerçekten evlenmeyi
düşündüm.
Pazar günü güçbela uyandım. Marie seslenip beni sarstı
da öyle açtım gözlerimi. Hiçbir şey yemedik, çünkü erken erken
denize girmek niyetindeydik. Kendimi bomboş hissediyordum,
biraz da başım ağrıyordu. Sigaram ağzıma acı geliyordu.