Ahmet Ümit kendi kitaplarından intihal yapmış gibi bu romanında. Üstelik roman içinde tekrarlar çok fazla. İnsanın içine baygınlıklar verecek kadar. Örneğin:
_Nevzat ve Evgenya'nın sarılıp birbirlerine sevgi pıtırcığı sözler söylemesi.
_Nevzat'ın kabusları
_Nevzat, Ali, Zeynep üçlüsünün birbirlerine bağlılık, sevgi, senin için ölürüm söylemleri.
_Hemen herkesin Nevzat'a İyi misin Nevzat, Neyin var Nevzat, Yorgun görünüyorsun Nevzat soruları sorması.
Bir de Nevzat'ın kendi kendine olayları, kişileri tek tek, tüm olasılıklarıyla sayfalarca irdeleyip bir sonuca varamaması. Madem bir sonuca varamayacaktın, neden okuttun bana onca şeyi?
Yani artık Nevzat'ın bu son romanı herhalde. Ahmet Ümit de sıkılmış olmalı artık "Hadi Ahmet, az kaldı 400 sayfa olmasına." diyerek yazmaktan.
Yazarin ilk defa kitabini okuyorum. Aslinda cok akici ama malesef somestr a denk geldigi icin bitirmem oldukca uzun surdu. Kitabi seri kitabi oldugunu bilmeden aldim, ama buna ragmen okurken sıkıntı cekmedim. Ancak kitabin sonunda ana karakterin başina geleni biraz havada bırakmis yazar. Kafamda soru isareti ile biten kitaplara sinir oluyorum.
Ama yazarin kurmaca tarzini sevdim, serinin 1. kitabini alip sirayla okumayi planliyorum.