Tuba

Tuba
Dağılın! Kukla oynatmıyoruz burada. Acı çekiyoruz. Kapı kapı dolaşıp dileniyoruz. Son kapıya geldik. İnsaf sahiplerine sesleniyoruz. Ey insan sahipleri! Ben ve Olric sizleri sarsmaya geldik. Dünya tarihinde eşi görülmemişbir duygululukla ve kendini beğenmişçesine ve kendini beğenmişçesine sanki bizden önce birşey söylenmemişçesine gillerden olmaktan korkmadan kapınızı yumrukluyoruz. Dilenciler krallığının en küstah soylusu olarak kişiliğimizi burnunuza dayıyoruz. Dinden imandan çıktık. Deli dervişler gibi saldırıyoruz. Açın kapıyı! Korkudan dudağınız uçuklamasın. Öyle öfkesi yarıda geçen İngiliz kızgın genç adamları gibi müzikli güldürüler peşinde değiliz. Sizi ağlatmaya ve burnunuzdan getirmeye geldik. Size dünyanın dörtten fazla bucağı olduğunu göstermeye geldik. Bitmez tükenmez sızlanmalarımızla ananızı ağlatmaya geldik. Ne demek oluyor incitmedensezdirmedenacıtmadanduyurmadan sevdirmesin acıtmadan duyurmadan anlatmak Selim? Salon alkıştan inlesin! Filmin hafiyesi geldi. Kızı atının terkisine aldığı gibi dört nala çiğneyip salonu birbirine katmaya geldi. Öfkeden boğuluyor, öfkeyle boğmaya geldi.
Reklam
Bulduğum ve hemen kaybettiğim çocukluğum gibisin çokça dağınık
Sabahattin Ali
Günün birinde ya çıldıracağız ya dünyaya hakim olacağız.
Toplumun çalışan üyeleri hiçbir şey elde edemezken, her şeyi elde edebilen üyeleri hiç çalışmamamaktadır.
Hayatta hiç bir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.
Reklam