“İnsanın tam anlamıyla insanlaşabilmesi için estetik değerlendirme yeteneği ve entelektüel donanımını geliştirmesi, yaratıcı eylemler içinde bulunabilmesi gerekir. Herkesin birbiriyle rekabete zorlandığı, tüm insani değerlerin metalara indirgendiği ve insanın özgürlüğünün diğerinin özgürlüğüne tehdit olarak algılandığı bir ortamda insanın kendini yaratması dar sınırlar içerisinde var olabilir. ”
“İyi yönetilen bir devlette cezalar azdır. Bunun nedeni bağışlamaların çokluğu değil, suçluların azlığıdır. Çürümekte olan bir devlette suçların çokluğu, cezasızlığın bir garantisi haline gelir.”
Jean Jacques Rousseau
Ey Türk Gençliği
Birinci görevin: Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin temeli yalnız budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte de seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunma zorunluluğuna düşersen, göreve, atılmak için, içinde bulunacağın durumun imkan ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu imkan ve koşullar çok uygunsuz bir durumda olabilir. Bağımsızlığına ve Cumhuriyetine zarar verecek düşmanlar bütün dünyada eşi görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile kutsal vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi tamamen ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı ve tehlikeli olmak üzere, ülkeyi yönetenler görevlerini ihmal etmiş, doğru yoldan sapmış ve hatta ihanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını saldırganların siyasi istekleri ile birleştirebilirler. Ulus yoksulluk içinde perişan ve güçsüz bir durumda olabilir.
Ey Türk gençliğinin evladı! İşte bu durum ve koşullar içinde bile görevin, bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! İhtiyaç duyduğun güç, damarlarındaki asil kanda bulunmaktadır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk