Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya üzerinde olmayan herhangi bir yere, hiçbir ülkenin sahiplik iddia edemeyeceğini söyleyen uluslararası bir anlaşma var. Başka bir anlaşmada da, eğer herhangi bir ülkenin toprağı üzerinde değilseniz, deniz hukukunun geçerli olduğunu söylüyor.
Yani Mars “uluslararası sular” sayılıyor.
NASA askeri olmayan bir Amerikan organizasyonu ve Hab’ın sahibi. O yüzden Hab’ın içindeyken, burada Amerikalı yasaları geçerli. Ama dışarı adımımı attığım an, uluslararası sulara çıkıyorum. Ardından yüzey aracına bindiğimde, Amerika yasalarına geri dönüyorum.
İşin güzel yanı şurası: Eninde sonunda Schiaparelli’ye gideceğim ve Ares 4 uzay gemisini ele geçireceğim. Kimse bana bunu yapma emrini açık olarak vermedi ve ben Ares 4’e binip iletişim sistemini çalıştırmadan da kimse bu emri veremez. Ares 4’e bindikten sonra, NASA’yla konuşmadan önce, uluslararası sularda bulunan bir aracın kontrolünü izinsiz bir şekilde ele geçireceğim.
Bu beni bir korsan yapıyor!
Bir uzay korsanı hem de!
“Ölümcül derecede tehlikeli olduğunu itiraf ediyorum,” dedi Watney. “Ama şunu bir düşün: Demir Adam gibi uçma imkânım olacak.”
“Biz yeni fikirler üzerinde düşünmeye devam edeceğiz,” dedi Lewis.
“Demir Adam, Kumandanım. Demir Adam.”
“Beklemede kal,” dedi Lewis.