Tolga Keleş

Tolga Keleş
@TheOutsider
İçinde büyük bir kitaplık olan bir eve doğunca, bir de baba edebiyat öğretmeni olunca, kitap okumak su gibi bir ihtiyaç oluyor.
Başkalarının aklıyla zevklerimiz ve izlenimlerimiz üzerinde kurduğumuz bakışımızı artık değiştirmemiz gerek.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günümüzdeki hiç bir kedi türünde çalışan tatlı tat reseptörleri bulunmamakta. Tatlı meyvelerle dolu ormanlar ile nektar, kedilere azıcık dahi olsa lezzetli gelmez. Eğer bir kediye şekerli bir kurabiye verirseniz emin olun ki umursamayacaktır. Kurabiyedeki tatlılığın verdiği zevke ilişkin hiçbir deneyimi yoktur; kedi için o kurabiye tatlı değildir.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Alıntı
Fareler gibi kediler de daha fazla fosfor içeren yiyecekleri tercih ediyor. Günümüzde pek çok kedi mamasına kediyi cezbetmek için fosfor ekleniyor (fosfat olarak).
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Alıntı
1907'de, Tokyo Üniversitesi'nde kimya profesörü olan Kikunae Ikeda bir kâse balık suyu içti ve bu, hayatını değiştirdi. Balık suyunun adı daşiydi. Ikeda daha önce de daşi tüketmişti, ancak bu kez lezzetinden oldukça etkilenmişti. Daşi tuzluydu, az bir miktar tatlılığı da vardı ve evet, bilinmeyen başka bir şey daha vardı içinde, daha güzel bir şey. Ikeda bu fazladan tadın kökenini belirlemek istediğine karar verdi, daha sonra bu bir hayli güzel tada "umami" ismini verecekti. "Umami” sözcüğü Japoncadaki lezzetli (umai) ve öz (mi) kelimelerinden geliyor. Diğer anlamları ise şunlar: "Leziz bir tat ve onun lezizlik seviyesi” ve “özellikle sanatta kullanılan tekniklerle bağlantılı olarak, zevk uyandıran maharetli iş".
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Alıntı
Kendini Tanı!
Afrika'nın ücra köşelerindeki ülkelerin bize yabancı olması gibi bazı insanlar da kendi kendilerine yabancıdır.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Alıntı