Murtaza, 1952 yılında Vatan gazetesinde tefrika edilen Orhan Kemal’in önemli romanlarından biri. Romanın girişinde Orhan Kemal’in bir de açıklaması var. Yazar, bu açıklamada romanın birinci ve üçüncü bölümlerini yeniden yazdığını, eski hâliyle olsa olsa büyük bir hikâye olduğunu, şimdiki hâliyle yazdıklarının ancak roman kıvamına geldiğini söyler. İşte bu yeni Murtaza, 1969 yılında yayımlanır. Önceki hâlini bilmediğim için birinci ve üçüncü bölümdeki değişimleri, eklenen ya da çıkarılan yerleri bilemiyorum. İncelemeye geçmeden önce bu bilgiyi paylaşmak istedim.
Romanın başkahramanı, her şeyi Murtaza Efendi’yi anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Vazifesinin arslanı, görev aşkıyla yanıp tutuşan, vazife bir sırasında gözü kimseyi görmeyen, kızlarına bile merhamet etmeyen hem de evladım, ciğerparem demeyen, damarlarında Balkan Savaşı’nda şehit düşmüş dayısı Kolağası Hasan Bey’in kanı akan, amirlerinden kurs, sıkı disiplin hem de terbiye görmüş Murtaza. Murtaza’nın sürekli söylediği sözlerden bir seçki yaptım sizlere. Bunları okuduktan sonra Murtaza’yı sakın komutan falan sanmayın. Murtaza mahalle bekçisidir. Dayısının etkisinde öyle kalmıştır ki asker disipliniyle bekçilik yapar, herkese karışır. Gece geç saatte ışığı yanan vatandaşa bile karışma hakkını kendinde görür. Sizin anlayacağınız Murtaza kraldan çok kralcıdır. İşçinin, emekçinin, halkın yanında değil karşısındadır ve onlara hep üstten bakar, onların üzerinde otorite kurmaya çalışır. İşin garibi sadece vatandaş üzerinde değil, kendi dengi olan meslektaşlarına da aynı muamelede bulunur. Bekçiyken diğer bekçileri beğenmez, ben sizinle bir miyim der. O da yetmez, daha sonraki işinde fabrikada gece kontrol yardımcısı olur ama asıl gece kontrolü Nuh’u beğenmez ve kendisini ondan üstte görür. Tüm bunların