Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı

Onur Biçer

, bir kitap okudu
9/10
·360 syf.··
9 günde okudu
·
2025 5. kitabı
Orhan Kemal
8/10 · 4.573 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rastlantılar Romanı Çalıkuşu
9/10
·544 syf.··
2025 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 23:38
Türk edebiyatına damga vurmuş bir klasikten, Çalıkuşu’dan bahsedeceğim. Yayımlandığı günden bu yana romana olan ilgi sürekli artmış, bu sene itibarıyla da yeni eğitim modelinde ‘‘Türk Dili ve Edebiyatı’’ dersinin temel kitaplardan biri olmuştur. Fırsattan istifade öğrencilerime okuturken ben de tekrar okumak istedim. Çalıkuşu ilk kez 1922 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Beşinci baskısından sonra 1939 yılında Reşat Nuri tarafından gözden geçirilmiş ve bazı değişiklikler yapıldıktan sonra tekrar yayımlanmıştır. Romanın şu anki baskısıyla bu ilk baskılarında bölümler arası farklar olduğunu söyleyebiliriz. Eski baskıda ilk ve son bölümler yazarın anlatıcılığıyla ilerlerken aradaki üç bölüm günlük şeklindedir. Şu anki baskılarda ise ilk bölüm de günlük şeklinde olup dördüncü bölümle birlikte Feride’nin günlüğü tamamlanmıştır. Beşinci, yani son bölümde ise yazarın anlatıcılığını görürüz. Yukarıda da belirttiğim gibi romanın hemen tamamı günlük şeklindedir. Romanın başlangıcında pek tarih görmezken ilerleyen bölümlerde Feride’nin daha sık aralıklarla tarih atarak yazdığı günlükleri okuruz. Reşat Nuri bu eseri aslında roman olarak tasarlamamış. Reşat Nuri bu romanı, İstanbul Kızı adıyla bir oyun olarak yazmış, Darülbedayi bu oyunu oynamak istemeyince oyunu roman hâline getirmiş ve adını da Çalıkuşu koymuş. Bu roman neden bu kadar çok sevilmiş, ilk yayımlandığı tarihin üzerinden yüz küsur sene geçmiş olmasına rağmen romana olan ilgi neden hiç azalmamış, onu ayrıca değerlendirmek istiyorum. Yalnız şurası kesin ki Feride karakteri Türk edebiyatı için yepyeni bir karakterdir. Dönemin genç kız/kadın tiplerinden epey farklıdır. Genelde kadın yazarların kadın karakterler üzerinden kurduğu olay örgülerine alışığızdır fakat Reşat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Bir Garip Şövalye Don Quijote: Deli mi Dahi mi?
9/10
·910 syf.··
2025 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 00:00
Don Quijote'nin iki cildi üzerine ayrı ayrı bir şeyler yazmıştım. Onları birleştirerek burada da paylaşmak istiyorum: Don Quijote 1. Cilt Don Quijote, namıdiğer La Manchalı Yaratıcı Asilzade, büyük gezgin şövalye. Dünya edebiyatının ilk romanı kabul edilen bu romandan çok önce yazılmış başka örnekler de elbette var. Fakat bu romanı, roman türünün ilk başarılı örneği ya da ilk modern roman olarak kabul etmek daha sağlıklı olacaktır. İlk cilt üzerine birkaç kelam edip asıl söylemek istediklerimi 2. cildin sonuna bırakmak istiyorum. 1605 yılında yayımlanan bu romanı birçok açıdan değerlendirmek mümkün. İlk ciltte, okuduğu şövalye romanları sonrasında kendisi de gezgin şövalye olmak uğruna ismini değiştirip köyünü terk eden Alonso Quijana’nın maceralarını okuyoruz. Tabii ona eşlik eden bir de silahtarı var ki en az Don Quijote kadar nevi şahsına münhasır biri: Sancho Panza. Modernizmden belki 300 küsur yıl önce nasıl böyle modernist özellikler taşıyan bir roman yazmış Cervantes, insan gerçekten hayret ediyor. Üstkurmaca var, farklı metin türlerinden -şiir gibi- örnekler var. En önemlisi de toplum tarafından alay edilen, deli gözüyle bakılan bir başkahraman var. Romanda anlatılan birçok hikâye var. Roman bir yandan Don Quijote’nin maceralarını anlatırken bir yandan da başkalarının hikâyeleriyle besleniyor. Bu da romanın hacmini epey artırıyor. Romanda ilgi çeken asıl bölümler sanki bu başkalarına ait hikâyeler gibi. Romanın ilkel tarafı da yer yer göze batıyor. Zaman zaman olay akışının kesilip anlatıcı tarafından okura seslenilmesi bunların başlıcalarından. İlk kitap 52 alt bölümden oluşuyor. Her bölümün içeriğine uygun bir alt başlığı var. Bu da bana Osmanlı (divan) şiirindeki mesnevi geleneğini hatırlattı. Yine, romanda çok fazla tesadüfe yer verilmiş. Bu kadar
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
"Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
Sayfa 594·Kitabı okudu