Don Quijote'nin iki cildi üzerine ayrı ayrı bir şeyler yazmıştım. Onları birleştirerek burada da paylaşmak istiyorum:
Don Quijote 1. Cilt
Don Quijote, namıdiğer La Manchalı Yaratıcı Asilzade, büyük gezgin şövalye. Dünya edebiyatının ilk romanı kabul edilen bu romandan çok önce yazılmış başka örnekler de elbette var. Fakat bu romanı, roman türünün ilk başarılı örneği ya da ilk modern roman olarak kabul etmek daha sağlıklı olacaktır. İlk cilt üzerine birkaç kelam edip asıl söylemek istediklerimi 2. cildin sonuna bırakmak istiyorum.
1605 yılında yayımlanan bu romanı birçok açıdan değerlendirmek mümkün. İlk ciltte, okuduğu şövalye romanları sonrasında kendisi de gezgin şövalye olmak uğruna ismini değiştirip köyünü terk eden Alonso Quijana’nın maceralarını okuyoruz. Tabii ona eşlik eden bir de silahtarı var ki en az Don Quijote kadar nevi şahsına münhasır biri: Sancho Panza.
Modernizmden belki 300 küsur yıl önce nasıl böyle modernist özellikler taşıyan bir roman yazmış Cervantes, insan gerçekten hayret ediyor. Üstkurmaca var, farklı metin türlerinden -şiir gibi- örnekler var. En önemlisi de toplum tarafından alay edilen, deli gözüyle bakılan bir başkahraman var.
Romanda anlatılan birçok hikâye var. Roman bir yandan Don Quijote’nin maceralarını anlatırken bir yandan da başkalarının hikâyeleriyle besleniyor. Bu da romanın hacmini epey artırıyor. Romanda ilgi çeken asıl bölümler sanki bu başkalarına ait hikâyeler gibi.
Romanın ilkel tarafı da yer yer göze batıyor. Zaman zaman olay akışının kesilip anlatıcı tarafından okura seslenilmesi bunların başlıcalarından. İlk kitap 52 alt bölümden oluşuyor. Her bölümün içeriğine uygun bir alt başlığı var. Bu da bana Osmanlı (divan) şiirindeki mesnevi geleneğini hatırlattı. Yine, romanda çok fazla tesadüfe yer verilmiş. Bu kadar