Bilişsel Devrim'den bu yana, Sapiens böyle bir günlük ikilikle yaşıyor. Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği
Ne yaparsam yapayım, iyi bir bakışım, faydalı bir hareketim, şefkatli isteğim yalnız Türk içindir. Çünkü bizde de başkalarında olduğu kadar, belki, belki değil şüphesiz daha çok avuntuya muhtaç kalpler ve himaye arayan canlar var. Ve bu canlar benim kanımdan, benim ırkımdan ve benim benliğinden oldukları için bence bin kere daha kutsaldırlar, diyordu.
Halktan biri olarak doğdu. Bir adsızdı. Adını kendi yaptı. Ama öldüğü gün ona:
-Milletin en büyük evladı, dediler. Çağın ve insanlığın büyük evlâdı, dediler... şimdi hem soydaşları, hem bütün dünya, O'nu böyle anarlar...