Saburo

Saburo
Ben varken ölüm yok, ölüm varken ben yokum. O zaman korku neden? - Epikür

Saburo

, bir kitap okudu
9/10
·80 syf.··
2026 1. kitabı
Susan Sontag
8.6/10 · 60 okunma
Reklam

Saburo

, 2026 okuma hedefini güncelledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
13/60 kitap - %22 tamamlandı
13 kitap okudu
60 kitap
1.987 sayfa
2 inceleme
4 alıntı
4 günde 1 kitap okumalı.
9/10
·120 syf.··
2025 105. kitabı
İsviçreli yazar Max Frisch'in 1951 yılında yayımladığı suç, gerilim, gizem eseri. ​Oyun türünde olan bu hikaye, modern hayatın sunduğu o aşırı düzenli ve sıkıcı rahatlığın aslında bir esaret olduğunu fark eden bir insanın, 12 sahnede nasıl çileden çıktığını ve delirme aşamalarını anlatıyor. Sistem eleştirisinin sadece dışsal bir otoriteye değil, insanın kendi içindeki "düzen kurma" dürtüsüne yönelik olduğunu görüyoruz.. Savcı karakteri, toplumun en rasyonel ve en "hukuki" parçasıyken, bir banka memurunun nedensiz cinayetiyle sarsılır. Buradaki sistem eleştirisi tam da bu noktada ortaya çıkar: Sistem o kadar mükemmel, o kadar öngörülebilir ve o kadar sıkıcıdır ki, bu kusursuzluk insanın yaşama sevincini ve özgünlüğünü öldürür. Yazar Frisch, bürokrasiyi ve toplumsal kuralları birer "yaşayan ölü" fabrikası olarak tasvir eder. Savcı'nın eline baltayı alıp efsanevi Kont Öderland'a dönüşmesi, aslında bu boğucu rasyonaliteden bir kaçış denemesidir. Ancak oyunun en trajik ve sarsıcı yanı, savcının sistemi yıkmak için başlattığı kanlı isyanın sonunda yine bir iktidar koltuğuna oturmasıyla sonuçlanmasıdır. Max Frisch'in sistem eleştirisindeki temel problemi "İktidarın doğası"dır. Frisch'in eser özelinde bunun bir "boşluk" ve o boşluğun "zorunlu olarak dolması" üzerine kurulması gerektiğidir. İktidar, yalnızca bir kişinin diğerleri üzerindeki tahakkümü değil, aslında bir yapısal zorunluluktur. Savcı'nın hikayesinde iktidar, kişilerden bağımsız, kendi mantığına sahip bir organizma gibi hareket eder. Bir düzeni yıktığınızda ortaya çıkan o anarşi anı, yani mutlak özgürlük yanılsaması, aslında iktidarın en aç olduğu andır. Gücün doğasındaki en trajik unsur, onun ayartıcı ve dönüştürücü etkisidir. Savcı, sisteme karşı baltasını kaldırdığında bunu bir "özgürleşme" eylemi olarak görür.
Edebiyat
Kont ÖderlandMax Frisch · Can Yayınları · 2019229 okunma

Saburo

, bir kitap okudu
9/10
·120 syf.··
2025 105. kitabı
Max Frisch
7.8/10 · 229 okunma
Spoiler İçerir!
10/10
·304 syf.··
2025 95. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 00:00
Polonyalı yazar Olga Tokarczuk'un 2009 yılında yayımladığı suç drama eseri.. Eser sadece bir eko-gerilim olarak değil, etik ve teolojik bir manifesto olarak ele almaktadır. Başkarakter Janina Duszejko'nun dünyayı algılayış biçimini William Blake'in vizyoner şiiri, astrolojinin deterministik matematiği, rüyaların psikanalitik derinliği ve antik mitolojinin intikamcı figürleri ekseninde incelemektedir. Metnin felsefi omurgası, İngiliz şair William Blake' in karmaşık mitolojisi üzerine kuruludur. Tokarczuk, Blake'i sadece bir epigraf kaynağı olarak kullanmaz; romanın ontolojik zeminini Blake'in tanımladığı dört varoluş düzeyi üzerine inşa eder. Bu düzeylerden ilki olan ve "Dörtlü Vizyon"u temsil eden "Eden", ilahi yaratıcılığın ve birliğin hüküm sürdüğü en yüksek ruhsal aşamadır; Janina için bu, "Kızlarım" dediği köpekleriyle yaşadığı kayıp altın çağı ve sınırların olmadığı idealize edilmiş Çek Cumhuriyeti'ni simgeler. İkinci düzey olan Beulah, ruhun dinlendiği, zıtlıkların çatışmadığı rüyalar ve bilinçdışı dünyasıdır. Üçüncü düzey olan Generation, doğum ve ölüm döngüsünün, biyolojik yaşamın ve deneyimin dünyasıdır. En alt ve karanlık düzey olan Ulro ise, "Tekli Vizyon"un, yani salt rasyonalizmin, maneviyattan kopukluğun ve Newtoncu fiziğin cehennemidir. Janina'nın içinde yaşadığı ve savaştığı modern Polonya taşrası, avcılar, kilise ve bürokrasi tam olarak bu Ulro diyarını temsil eder. Janina, "Akıl Tanrısı" Urizen'in inşa ettiği bu ruhsuz düzene karşı, Blake'in "Hayal Gücü" ve "İlahi Gazap" kavramlarıyla bir ontolojik savaş yürütmektedir. Romanın olay örgüsünü ve Janina'nın eylemlerini şekillendiren bir diğer temel unsur astrolojidir. Janina için astroloji, batıl bir inanç değil, ampirik bir bilim ve evrensel bir matematiktir. Romanın zaman diliminin Satürn ve Plüton
Edebiyat
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,062 okunma
Reklam