Okan Dağıstan

Okan Dağıstan
@Tsunamic
Ve düşünce çarpınca kağıda, insan kendini gördü puslu aynada...

Okan Dağıstan

, bir kitap okudu
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2015 00:00
·
2015 16. kitabı
John Verdon
8.4/10 · 1.618 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şimdi, Tuna ile Deniz arasında olup da benim görmüş olduğum memleketleri dinleyeceksiniz. Evvela hepsine de Bulgaristan denilen üç memlekette bulundum. Birinci Bulgaristan’a, Macaristan’dan Demirkapı’ya geçilince varılır, başkenti Pudem (Vidin) ismini taşır, ikinci Bulgaristan, başkenti Ternau (Tırnova) olup, Eflâk’ın karşısındadır. Üçüncüsü, Tuna’nın denize döküldüğü yerdedir, başkenti Kallaterka’dır (Varna’nın Kuzeyinde eski Bulgar şehri Gallat). Yunanistan’da da bulundum. Başkent Adranapoli (Edirne ?) ellibin haneye sahiptir. Yunanistan’da Ege denizi kenarında büyük Selanik şehri vardır. Aziz Thimiter orada gömülüdür. Kutsal mezardan zeytinyağı (Öl) akar ve onun gömülü olduğu kilisenin ortasında, daima bu Azizin kutlandığı gün su ile dolan bir çeşme vardır. Halbuki yıl boyunca kurudur, suyu yoktur. Selanik’i ben bizzat gördüm. Yunanistan’ın başka büyük bir şehri Seres’dir (Serez). Tuna ile deniz arasındaki topraklar Türk kralına aittir. Kalipoli (Gelibolu) şehri ve kalesi, civarında denizden karşıya geçilir, ben oradan Büyük Türkiye’ye geçtim. İstanbul’a da aynı denizden gidilir. İstanbul’da üç ay süreyle oturdum, aynı şekilde Büyük-Türkiye’ye oradan da ulaşılır. Türkiye’nin başkenti Bursa’dır. Bursa, ikiyüzbin haneden oluşur ve sekiz tane, Hıristiyan, Müslüman veya Yahudi olduğuna bakılmaksızın fakirlerin kaldığı hastahanesi vardır. Aşağıda belirtilen büyük yerler dışında, şehre ait üçyüz hisar vardır. Bunlardan birincisinin adı Asia’dır (Efesus, Ayasuluğ). İncil’i yazan Havarilerden Johannes’in mezarı oradadır. Buna, Müslüman dilinde Edein (Aydın) denilen güzel memleket de dahildir. Buna köylerde "Hoches" (?) derler. Diğer bir şehir kendisine ait topraklarla birlikte İsmira (İzmir) adını taşır, Aziz Nikolaus orada piskoposluk yapmıştı. Magnasa (Manisa) şehri
Din
Müslüman ülkelerinde birçok Bey’in sürüleriyle oradan oraya dolaşması âdettir. Güzel otlakların bulunduğu bir bölgeye gelince, bu memleketin hakiminden otlatma hakkını, satın alırlar.
Tarih
Kızağın içindeki sıcaklık olağanüstüydü ve K.’nın kapamaya cesaret edemediği kapı açık olmasına karşın sıcaklık azalmıyordu. İnsan örtülerin, minderlerin ve kürklerin içine öylesine gömülüyordu ki, bir banka oturduğunu anlayamıyordu; hangi yöne dönse ve uzansa hep yumuşaklığın ve sıcaklığın içine gömülüyordu. K., kollarını açtı, başını hep hazırda bekleyen minderlere yasladı ve kızağın içinden karanlık eve baktı. Klamm’ın dışarı çıkması neden bu kadar uzun sürmüştü? K., karların arasında epeyce ayakta durduktan sonra sıcaktan uyuşmuş gibiydi, Klamm’ın bir an önce gelmesini istiyordu. Şu anki haliyle Klamm’a görünmesinin uygun olmayacağı düşüncesi, bilincin sessiz bir sıkıntısı gibi belli belirsiz geçti aklından. Bu unutkanlık halinde onu arabacının tavrı da desteklemişti; onun kızağın içinde olduğunu bilmesi gereken arabacı, konyak bile istemeden orada kalmasına göz yumuyordu. Bu nazik bir davranıştı, ama K. adama hizmet etmek istiyordu. Konumunu değiştirmeden ağır ağır yan cebe uzandı. Açık olan kapının cebi değildi uzandığı, o çok uzaktaydı, arkasındaki kapalı kapıya doğru uzandı, fark etmiyordu, orada da şişeler vardı. Birini çekip aldı, kapağını çevirip açtı ve kokladı; elinde olmadan gülümsedi, tatlımsı, okşayıcı bir kokuydu bu; sanki insanın çok sevdiği birinden övgüler ve güzel sözler duyması ve meselenin ne olduğunu tam olarak bilmemesi, ama bilmek de istememesi, yalnızca bunları söyleyenin o olduğunu bilmekten mutlu olması gibiydi. “Konyak bu muymuş?” diye sordu K. kuşkuyla ve meraktan tadına baktı. Evet, konyaktı, şaşırtıcıydı, içini yakıp, ısıtmıştı. Hoş kokudan başka bir özelliği bulunmayan bir şey, arabacı içkisine nasıl da dönüşüyordu. “Bu olabilir mi?” diye kendine sordu K. kendini suçlarcasına ve tekrar içti.

Okan Dağıstan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
2015 18. kitabı
Antoine de Saint-Exupéry
8.8/10 · 279,7bin okunma