Tehlikeli Oyunlar'da; "Bütün insanlığı kucaklamak isterken, neredeyse bu dünyanın altında eziliyordum." diyerek umudunu kesmişti insanlardan. Bu, hayatın en yorucu vazgeçişidir.
+Farklı bir kadın o biliyorum!
-Nasıl anladın?
+İkimiz de dalgın dalgın yürürken çarpıştık. Gösterişsiz bez çantasının üstünde Tezer Özlü'nün fotoğrafı vardı, belli ki materyalist olmadığı için düzen bunalımı yaşıyor, bez çantasının içinden bir sürü kitap düştü, sadece kitap, belli ki bunalımı atlatmak için kitaplara sığınmış, kendine sığınmış ve başını kaldırıp kime çarptım diye bakmadı bile. O kadar çok kendiyle ki.
Tam istediğim gibi. Kendi kendine yetebilen insanların bir kez dikkatini çekmeye gör; sadakat bilir, vefa bilir, sevgi bilir; hem ruhu ezilmiş insanlar merhametli de olur, mutluluğun kıymetini de bilir. Sen iyisi mi çık caddeye, içinde bir sürü kitap olan bez çantası kolunda, başı öne eğik ve kaygılı yürüyen bir kadına çarpmaya bak ve sonra dikkatini çekmeyi dene.Tek defa planlama şansımız olan aydınlık gelecek, o kadının ellerinde.