Ard-arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül-gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana...
32 GRAM KURŞUNLA VURUL !
GERÇEK BİR ASKER GİBİ ÖL!
KAHRAMAN OL!
Evde; hafif ışıklar ve ilaç şişeleri arasında ölmek melankoliktir.
Bir hastane koğuşunda acı çekerek ölmek kötüdür.
Ayağa kalkıp üniformanın yakasını düzelterek ölümü selamlamak şereflidir.
Bir asker için barut kokusu, ateş ve zafer vaadi olmadan yaşamak ve ölmek anlamsızdır.
Her asker; gümüş zırhlı, kana bulanmış kılıcıyla savaş meydanında çarpışmayı hayal eder.
PEKİ HERKES KAHRAMAN OLMAK İÇİN Mİ DOĞAR?