İnsanın benliği ahlakın dengesi ile düzenlenmeli ve ahlak ve benliğe ölçü olmalıdır, insan doğanın bahçesinde yetişmiş güzel, değerli bir çiçek ise de akıl denilen ruh okşayıcı koku ile diğerlerinden ayrılan bir çiçektir.
Ankara kalesi bu akşam saatinde bana bir milletin tarihinin ne kadar uzun olursa olsun, bir kaç ana vak'anın etrafında dönüp dolaştığı, bir kaç büyük ve mübarek rüyaya, yaratıcı hamlenin ta kendisi olan bir imanın devamına bağlı olduğunu bir kere daha öğretti.
Tek insan yetersiz ve güçsüz olduğundan, insanlar bir toplum içinde yaşar. Bu bakımdan, toplumsallik duygusu ve toplumsal işbirliği bireyin kurtuluş ve esenligini oluşturur.