Çoğu zaman olduğumuz yerden memnun olmayıp kendimizi çok imkansız noktalara ulaştırmayı kendimize borç biliyoruz ve her gün yeni bir düşle güne başlıyoruz. En sonunda o düşlerin rüzgarında savrulan küçük bir yaprak oluveriyoruz. Yazar hayal ve arzularımızın aşırıya kaçıp bizi nerelere sürükleyebileceğini tüm açıklığıyla önümüze sermiş. Ve bunu kitapta bize çeşitlendirerek dört ana karakterle sunmuş. Aynı zamanda bunu hem yaşlı hem de genç karakterler arasında bölmüş. Bu da bize hayatımızın herhangi bir zamanında kendimizi kaçınılmaz noktalara sürükleyebildiğimizi gösteriyor. Bazı anlarda isteklerimiz uğruna yüksek derecede körleşebilecek olmamız gerçekten içler acısı. Hem kitap hem de film olarak çok etkileyici bir eserdi.
Zweig kitaplarının benim için yeri hep ayrı olacak buna hiçbir şüphem yok. Kısacık öykülerin insan ruhuna bu kadar derin izler bırakabilmesi beni her kitabında hayrete düşürüyor. Tam olarak bugün bir okuyuşta merakla okuyup bitirdim. Tasvirler beni kahramanla o kadar bütünleştirdi ki her sahneyi onunla yaşadım diyebilirim. Yazar korku temasını tam inceliğiyle işlemiş. Bazen önemsemediğimiz küçük bir korkunun bile içimizde yaratabileceği o büyük boşluk tüyler ürpertici gerçekten. Bazı hataların da bizi gerçeklere daha çok tutundurduğunu ve bizi doğrulara daha çok yaklaştırdığını Irene ile beraber tam olarak yeniden öğrendim. Saf bir sevginin ve anlayışın yerinin hayatımızda ne kadar büyük olduğunu da hatırlattı bana ve bu yüzden de ayrı olarak çok beğendim.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,9bin okunma