Tuğba Yazıcı

Tuğba Yazıcı
Koku
9/10
·264 syf.··
2020 452. kitabı
Kendini tanıma ve sınırlarının dışına çıkma üzerine şahane bir güzelleme olmasının yanı sıra her tabakadan insanın zayıflıkları ve nereye kadar yozlaşabilecekleri halkında toplumsal eleştiriler içeren sıradışı konulu bir eser.
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Reklam
İsmail: Bir Zihin ve Ruh Macerası
7/10
·293 syf.··
2020 225. kitabı
Son zamanlarda yakın çevrem de dahil hep bir varlığını sorgulama hali gelişti insanlarda. hatta bu durum bir akıma dönüştü. beyaz yakalının buhransal halleri diyorum ben buna. ismail-bir zihin ve ruh macerası isimli kitap genel olarak insanın yeryüzündeki kendi varlığını sorgulamasına yönelik felsefi bir kitap. yazar bu sorgulama halini ağırlıklı olarak dinlere vurgu yaparak geliştiriyor. kitaptaki ana tema kimlik ve yazar insanları “alanlar” ve “bırakanlar” olarak iki ana grubu ayırıyor. bırakanların yaklaşık üç milyon yıl boyunca dünyada nasıl zararsızca yaşamışken alanların yalnızca beş yüz yılda her şeyi nasıl çöküş noktasına getirdiği anlatılıyor. hikayenin anlatıcısı dünyayı sürüklendiği büyük yıkımdan kurtarmayı amaçlıyor ve bunu da ancak öğreterek yapabileceğine inanıyor. ama burada hiç değişmeyecek bir gerçek var ki o da insanoğlunun dünyayı sadece kendisi için yaratılmış olarak algılaması ve kendini dünyanın sahibi olarak görmesi. insanın doğasında dünyaya hükmetmek var. dünya onundur ve insan da bencil bir varlıktır. hal bu olunca böyle bir varlığa en basit bir felsefeyi bile aşılamak nasıl da imkansızdır varın siz düşünün.
Edebiyat
İsmailDaniel Quinn · Maya Kitap · 2016672 okunma
Çavdar Tarlasında Çocuklar İnceleme
10/10
·208 syf.··
2020 10. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar Amerikalı yazar J.D. Salinger'in 1951 tarihli romanıdır. Bazı tartışmalı konulara ve kullanılan dile rağmen, roman ve kahramanı Holden Caulfield okuyucular arasında favori
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Martin Eden İnceleme
10/10
·456 syf.··
2020 33. kitabı
Jack London imzalı Martin Eden kitabı tartışmaya kapalı gerçek bir başyapıt olarak edebiyat dünyası raflarının en üst sıralarında yerini alıyor. Kitap daha ilk sayfalardan itibaren okuyucuyu sarsan nadir kitaplardan. San Francisco'da geçen yarı otobiyagrafik kitapta Martin Eden hayati ve özgün bir karakter ortaya atan, takıntılı ve agresif bir şekilde eğitim hayallerinin ve edebi şöhretin peşinde koşan fakir bir denizcidir. Kitap aynı zamanda sınıf ayrımına vurgu yapan bir aşk hikayesini de çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır. Martin Eden üst sınıftan bir kıza aşık olur. Kıza zihinsel olarak erişebilmek için kendini ateşli bir şekilde eğitir ve toplum tarafından aranan saygınlığı elde etmeyi umarak yazar olur. Amacına ulaşır. Şöhretli bir yazar ve üst seviye bir entelektüel olur. Ama şöhret her zaman cömert değildir. Tüm zalimliğiyle çıkar Martin Eden’in karşısına ve onu karanlık ve dipsiz bir boşluğa doğru sürükler. Ve Martin Eden’in intiharı toplumun üstüne çıkıp orada kendini çok yalnız hissetmesi yüzünden kaçınılmaz olur. Konu sürükleyici, heyecan verici. Ayrıca hızlı bir gerilim ve suç kurgusu öğeleri de içeriyor. Kitabı bir oturuşta okumayı başardım. Martin Eden'in karakteri önemlidir. Yazar tarafından iyi geliştirilmiştir ve odağı kaybetmez. Diğer küçük karakterler hayal kırıklığı yaratmaz. Anlatı muhteşemdir. Her cümlenin diğer tüm cümle ile ritmi varmış gibi görünmektedir. Hem duygusal hem de entelektüel olarak zenginleştirilmiştir. Martin Eden ile yaratıcısının hayatı arasındaki paralellikleri ve sapmaları da gözler önüne seriyor.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Kaldırım Yayınları · 2017134,5bin okunma
Kinyas ve Kayra
8/10
·531 syf.··
2020 434. kitabı
Kinyas ve Kayra’yı okudum. Çarpılmadım, sarsılmadım, vurulmadım ama etkilendim. Özellikle Kayra’nın zihinsel ölüme geçiş anlarının anlatıldığı satırlardan çok etkilendim. Nasıl olacak bu zihinsel ölüm derken beni de içine alarak aktı gitti sayfalar. Hep bir alışkanlık ya bizde “neden” diye sormak, sorgulamak. Neden zihinsel ölümü seçti Kayra? Annesini bir kez becerebilseydi zihninde böyle bitmezdi belki. Anne dedim çünkü yazar da hep bir anne vurgusu yapmış kitap boyu. Adam ölürken bile anneye tutundu. Ama yapamazdı tabi. Biraz ahlakçı mıydı, etikçi miydi Kayra? “İlk insanların üreyerek çocuk yapmalarını ve o çocukların da kendi aralarında üreyerek çoğalmalarını kabul edemem” diyor. Büyük gaf. Resmen değerleri var işte bu adamın. Bugün ensestin doğal kabul edildiği kabileler var yeryüzünde. Yada iktidarsız mıydı Kayra? Ondan mı kadın dövüyor? İçinde Kadın ve Kayra geçen çok satır var kitapta ama hiçbirinde Kayra’nın nasıl seviştiği yazmıyor. Bir de konuşarak orgazma ulaştırdım bir kadını diyor?? Kinyas ise kitapta siyah ve beyaz gibi iki farklı karakter atıyor okuyucuya. Kayra ile birlikteyken devdi. Çelikten bir devdi. Merhamet barındıran çelikten bir devdi. O merhamet kırıntısı sonra sonra geldi adamı pamuk şekere çevirdi. Tolga bir ara Kinyas’a doğru gitti geldi, gitti geldi. Acaba geri mi dönüyor keşke dedim ama yok. Tamam ben zaten okuyucuya bu duygu geçsin istedim diyorsa yazar oldu başarılı. Çok samimiyetsizdi Tolga çok. Şiddetten nasibimizi fazlasıyla aldık ama cinsellikle ilgili satırlarda çok mu tutuktu yazar? Bir tık ileri duyguya geçemedi hiç kelimeler. Çok severek ve hislenerek okudum bu kitabı.
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma