Geldiğini umudumla umudla umdumsa,
Geleceğini görüyor-biliyordum, anlattımsa.
O geçip gitti ora' sına, ben göremedim, baktıysa.
Derim ki şimdi, bir daha gelse de, sorsa.
Sözümle, yüzümle, gözümle dedim, duysa.
Bense buramda onu bekledim oysa.
SESİNİZ
Siz gittiniz, gittiniz.
Ben kaldım, kaldım, kaldım,
Sesiniz kaldı, onda kaldım.
Yöneldim yüzünüze baktım,
Yöneldim gözlerinize baktım.
Orada yansıyan bana baktım.
Yalnızlığımı nasıl anlayacaktım.
Alevler küçükken, yılanın başı küçükken ezilmemişti.
...
Filistin toprakları üzerinde bir İsrail devletinin kurulmasını Sultan Abdülhamid, o yangına sebebiyet vereceğini gördüğü için engellemişti. O gitti ve o büyük patlama oldu. O küçücük alevin üstüne gidip bir ayağıyla ezip söndüren çıkmadı
Nihayet yangın büyüdükçe büyüdü.