İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Yıl 1944... İkinci dünya savaşı sınırlarımıza kadar dayanmış, Hitler'in faşizmi tüm Avrupayı ateşe atmış durumda. Türkiye her ne kadar savaşa dahil olmasa da etkileri ülkede derin bir şekilde hissedilir. Temel ihtiyaç maddeleri kısıtlanır. Geceleri karartma uygulanır. Rıfat Ilgaz'ın "Karartma Geceleri" romanı' da işte bu kapkaranlık günleri anlatıyor.
Edebiyat öğretmeni ve şair Mustafa Ural'ın yazdığı şiir kitabı nedeniyle suçlanarak yaşadığı baskı ve haksızlıkları okuyoruz. O kadar akıcıydı ki elimden bırakamadım. Garip duygular içindeyim; yine bir kitap daha beni derin bir şekilde etkiledi.
Mutlaka okuma listenize ekleyin,harika bir eser.
Kendi halkını kaderiyle baş başa bırakıp nereye gidebilirdi? Bu halkın çocuğuydu, kurtuluşları da birlikte olmalıydı! Memleketinden kaçıp dışarılarda ereği için uğraşanlar olmuştu, ama dönüp dolaşıp dönmüşlerdi gene. Kitaplar Namık kemallerden, Ziya paşalardan söz ediyordu. Bu toprakların, her ülkeden çok, Kendi aydınlarına gereksinimi vardı.