30 yaşından sonra okuduğuma pişman olduğum 2. kitaptır Suyu Arayan Adam (ilki ise Kürk Mantolu Madonna'dır). Yazar Şevket Süreyya Aydemir zaten günümüzde de Atatürk Hakkındaki en kapsamlı biyografi kitabı olmayı başarabilen Tek Adam serisinin de yazarıdır. Bu kitabında ise kendi hayatının bize bir kesitini sunmuş, ama ne kesit! Önce heveslenilen bir fikir, bir ideolojinin tasvirini okurken "ne saçma şey lan bu" diyorsunuz, aradan bir 50 sayfa geçince yazar da hevesinin ne kadar kof, boş ve dayanıksız olduğunu anlatıyor. Sıradan insanlar bu tarz fikri kabullenmeler görülmez, aksine fikirlerinin açıklarını kendilerine sunduğunuzda, fikirlerine daha da sıkı sıkıya sarılırlar. İşte bu yüzden bu kitabın yazarı büyük bir insandır.
Hele kitabın ortalarına gelmeden bir - iki yerde ölümle yüzleşmeyi tasvir edişi vardır ki, ben ölümün bu kadar az kelimeyle bu kadar gerçek, acımasız, yalın ve hatta birazda umursamaz bir şekilde kabullenildiğini hiçbir yerde okumadım.
Kitaba dair tek eleştirim kitabından sonralarına doğru iktisadi konulara biraz fazla değinmesi ve bunu yaparken de eski türkçeye biraz fazla abanmış olmasıdır. O kısımları okurken insan bayıyor biraz.
100 Temel Eser arasında yer alan ve İlber Ortaylı'nında okunması gereken kitaplar arasında ilk önerdiklerinden biri olan bir kitabı kesinlikle her türk gencinin okuması gerek, ufkunuzun genişleyeceğine eminim.