Rümeysa Üstündağ

Rümeysa Üstündağ
@UstundagR
1838 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Motosikletle gezerken her şeyi farklı görürsünüz.. benim tanımım lunapark..
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2020 22:24
Uzun bir yolculuk.. bunda hem fikiriz. İsimsiz kahramanımız yolculuk boyunca Chautauqua uyguluyor. Bir nev-i seminer. Farklı konularda devinimlere değinen eserin salt felsefe kitaplarından daha anlaşılır olduğu kanısındayım. Çünkü anlatım, “motosiklet onarımı” vasıtasıyla örneklendirmeyle ilerliyor. Örneklendirmenin özellikle felsefede anlam açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Buna bir başka örnek olarak Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer kitabı gösterilebilir. Kitabımızın yelpazesi çok geniş; •Başlangıçta teknolojinin artı-eksilerinden bahsetti. Sadece artı ve eksileri değil bizim bu büyük değişimi kabul edip-etmememize, bakış açımıza ve belki de en çok üzerimizdeki etkisine.. Bu kısımda dikkatimi çeken “kahramanımızın arkadaşının BMW’si var ve ufak bir arıza ortaya çıkıyor. Aranan parçayı bulmak zor ama aynı işlevsel malzeme, bira kutusundan bir kesit. Arkadaşı koskoca(!) BMW’yi ucuz bira kutusunun tamir edeceğini kabullenemiyor ve müsade etmiyor” •Bir diğeri, Klasik-Romantik yaklaşım. #75140675 bu alıntıyı izah için yeterli buldum. Eser, varlık(şey) anlayışının çeşitlendirildiği bi kombo; Takılıp kalma, nitelik, doğru, gerçek, kişilik, bakmak-görmek, sorun-çözüm..daha bir çoğu.. Bunların hepsinde kahramanımızın tek-bütün çatışmasıyla karşı karşıyasınızdır. (Önsözden) “..metalik-plastik yalnızlıkların hüküm sürdüğü, özdeki çirkinliklerin yapay bir "stil" cilasıyla kapatılmaya çalışıldığı, "stilize" nesneler, "stilize" insanlar ve ilişkilerle dolu hayatlar..” belki de bir çoğumuzun yaşadığı.. ama düzeltmek imkansız değil.. (Önsözden)“Dünyayı düzeltmenin yeri önce kendi yüreğimiz, kafamız ve ellerimiz ve onlardan çıkan iştir.” Anlayacağınız; Umut, hep var.. —Buraya kadar Klasik yaklaşımımdı— Buradan sonraki duygusal yaklaşımım... Çocuğuyla birlikte dünyayı
Felsefe
Zen ve Motosiklet Bakım SanatıRobert M. Pirsig · Ayrıntı Yayınları · 20221,543 okunma
Reklam
Dikkat! Bu inceleme, pozitif önyargı barındırır.
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 14:45
Kitabımız; kedimiz Arife’nin, diyalog ve iç seslerinden oluşuyor. Baştan sona karikatürden oluşan bu kitapta, incelikleri ve inceliklerde yatan sevgiyi fark ediyorsun. Çok gariptir ki; yazarımız Rewhat ve kedisi Arife’nin aralarındaki bağda doyurucu bi sevimlilik var. Bu sevimliliğe kendini kaptırınca dünya bir süreliğine toz pembeye dönüyor :) Vee.. Bütün ufak detaylarda, ferasetliklerde bi’ aşk var bence. :) mühim olan fark etmek sanırım.. Bir kitabın her bireye kazandırdığı farklıdır ama ben, bana kattığı tebessüme tavım. Arife uyudu, benim serüvenim bitti.. hizliresim.com/ISsdS0 Size keyifli başlangıçlar :)
Edebiyat
Arife - Evde Cat BaşınaRewhat Arslan · Alfa Yayınları · 2020410 okunma
Okurun Zevkini Kaçıracak Süpriz Bilgiler İçerir
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 16:03
Sen nasıl bir şeysin sevgili Buzzati. Yaşamın iç sesini bu kadar cesur izah etmen o kadar harika ki.. Kendi kibrimiz.. Hayata gelişimizde kendimizi hep diğer insanlardan ayrı yerde tutarız; “Benim önemli bir rolüm olmalı! Bir şekilde kahraman olmalıyım!” Hep bir düşümüz vardır; kahramanın biz olduğumuz, sonunu getirmek istemediğimiz.. “olsa ne güzel olurdu” bile değil “böyle olmalıydı, bu yaşam senaryosunda bir yanlışlık var” demek istediğimiz hayallerimiz; Ya düşmanla savaşırken kahramanca çarpışmış, yaralanmış ve tek hayatta kalan kahraman asker biz olmuşuzdur, ya da ipeksi pelerinimizle kılıcımızı kuşanmış kale surunda poz keserken rüzgar da yalnızca bizi kahramanca göstermek için esiyordur... Ama bu senaryoda yaşadığımız en acı vaziyeti “beklenenin en beklenmedik vakitte gelmesi.” olarak izah edebilirim. (Bekleneni aşk olarak algılamayın lütfen, hayata karşı beklentilerimizin hiç olmayacak zamanda karşımıza çakmasından bahsediyor sevgili Buzzati.) Ya da zamanın avucumuzdan akıp gitmesi.. bitmeyecek sandığımız hayata çoktan geç kalışımız.. Ve yalnızlık.. sevgili Buzzati hiç de 3. Sınıf bir kalitede işlememiş yalnızlığı...mesafe ve zamanın “yokluğunuzun üzerini örttüğü” gerçeği altında ezildim sanırım. Bizzat hayattan bir parça sunmuşsun sevgili Buzzati. Harika serüven için teşekkür ederim.
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Okurun zevkini kaçıracak sürpriz bilgiler içermez.
Puan vermedi·151 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 22:13
İntihar..? Üstünkörü Sisifos Söyleni nedir iliştiriyorum: Sisifos (S), Zeus’u (Z) kızdırıyor. Z’da S’u, bir kayayı hayat boyu itmekle cezalandırıyor. Öyle ki; S, kayayı ne zaman zirveye getirse, Kaya tekrar başlangıç noktasına geri dönüyor ve S, kayayı tekrar zirveye çıkarmakla uğraşıyor. Amma ve lakin sağlam cezanın bilançosu farkındalıkla suya düşüyor. S, bir anda tüm geçmişini, geleceğini ve yarın ne yapacağını, yani aslında ölene kadarki tüm yazgısını bildiğini fark ediyor. Beş öğün kaya itmek. Farkındalığı Camus anlatsın gücüm yetmiyor. “Sisyphos’un bütün sessiz sevinci buradadır. Yazgısı kendisinindir. Kayası kendi nesnesidir. (buraya dikkat)-Aynı biçimde uyumsuz insan da, sıkıntısı üzerinde gözleme başladığı zaman, bütün putları susturur-.” “Bundan böyle, efendisiz olan bu evren ona ne kısır görünür, ne de değersiz..Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter. Sisyphos’u mutlu olarak tasarlamak gerek.” Özetle; başkaldırmak istiyorsan intihar kurtuluş değil kaçıştır. -Çabalamak, umut etmek, farkına varmak..- hayat karşınıza, üstesinden gelemeyeceğinizi düşündüğünüz bir sürprizle çıkarsa bu şeytan üçgeniyle şeytanın bacağını kırın. Efenim ne demişler “çivi çiviyi söker” :)) Umudun var oluşunun yadsınamaz gerçekliğini kabul etmeli sanırım. Ben yoruldum Camus gelme üstüme..
Felsefe
Sisyphos SöyleniAlbert Camus · Adam Yayınları · 198311,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 21:38
Eveeet Dopdolu bir kitap, bomboş bir inceleme. “Baba-oğul dramı barındıran kitabımız” diye başlayıp basite indirgemek haksızlık olur. “Bilim kurgudan hallice” dersem fazla genellerim. En iyisi şöyle yapayım.. Ölüm döşeğinde bir baba ve son günlerini paylaştığı oğlu. Babamız fazla espritüel, her âna uygun fıkraları olan şen şakrak, mutlu olan ve mutlu eden biri. Gelgelelim ki “mizah hep 20 yaşındadır.” Ölüm döşeğinde hala aynı tavrı sergilemeye çalışırken daha acınası olduğunun farkında sanırım. Aynı yerde sabit duramayan babamız ülke ülke gezmekten evine az uğrar. Buna rağmen oğlunun gözünde bir süper kahraman. Tabi büyüyene kadar. Gençliğin, sağlığın verdiği fevrilikten nasibini almış bir hayat. Şimdi bütün canlılığını kaybetmiş, ölümü bekliyor. Dağın tepesinden, yaşamın zirvesinden gençliğine bakıyor. Cevap arıyoruz. Bu hayatı doyasıya yaşadın, peki amacına ulaşabildin mi? Hayal gücü, hayat dersi kitaptan; hasat sizden. :)
Edebiyat
Büyük BalıkDaniel Wallace · Yapı Kredi Yayınları · 2011619 okunma
Reklam