Huzurlarınızda George orwell'dan hayvan çiftliği.
Harika bir eser, muhteşem bir kurgu, karakterlerin tasvirleri, Gücün ve beraberinde gelen yozlaşmanın en çarpıcı örneklerinden biri. Orwell'ın yıllar boyunca asla unutulmayacak her telden okuyucuya hitap edebilecek sadelikte yazılmış fakat bir o kadar da önemli hususlara değinen bu nadide kitabını 3 oturuşta bitirdim. Tek seferde de biteceğini çok iyi bildiğim için ve tadını biraz daha çıkarmak için günlere yaydın. okuduktan sonra üzerinde aktif düşünmeler yaptım. Çok verimliydi.
Hayvan çitliği esasen 1917 yılı Rus devrimini ve Stalin'in o devrime bir bakıma ''ihanetini'' konu alıyor. Orada bir bakıma ibaresini kullanmak durumunda kaldım çünkü belli kesimlerce bunun ihanet olmadığını ve günümüz dünyasının olmazsa olmaz getirileri olduğunu düşünen bir kitle var. Bu sebepten dolayı ''yoldaşların'' da kalbini kırmamış olacağımı umuyorum. Heyecandan tabi klasik yazarımızın kısa tanıtımını da unuttuk gitti. Hemen yapalım; 1903 yılında Hindistan'ın motihari kentine dünyaya gelmiş 20 yüzyıl ingiliz edebiyatının en büyük isimlerinden biridir. Kendisini aynı şekilde bir sistem eleştirisi harikası olan bin dokuz yüz seksen dört kitabı ile de tanıyanınız çoktur. Küçük bir parantez açalım; kendisi ''edebiyat eleştirmeni''dir. 21 ocak 1920'de hayata gözlerini yummuştur.
Kitabı sırf o pembe patlaması kapağı sebebiyle; pembe domuzcukları görmemek için Türkiye iş bankası kültür yayınlarından temin ettim. Yani mevzu bahis kitap bana o kapak ile ilkokulda okuduğum kitapları andırıyor. Hemcinslerimin de pek sevdiğini sanmıyorum zaten ya neyse. Var böyle tatlı sert takıntılarımız. İsteyen o minnoş kapaklı versiyonu da alabilir.
Yukarı da belirttiğim gibi kitapta müthiş bir kurgu var. İnsanların baskıcı yönetiminden bıkmış çiftlik