Ama benim anlamadığım işin şurası: niçin insanoğlu bu kadar ölmeyecek gibi doğup büyüyor, senin gibi seksenini geçiyor da büsbütün akıl, mantık , fikir kesiliyor da, bütün sırları ayan edecekmiş hale geliyor da, tam mutlu zamanında göçüp gidiyor? Dediğini duyarsınız.
Soktates'in ne cevap vereceğini düşünecek bir kıratta değilseniz, susarsınız.
Ölümden daha korkunç şey olur mu? Diyeceksiniz . Olur: felekatlerin en büyüğü akıldır. Onu yarım yamalak bile olsa, bulduktan sonra kaybetmek, ölümlerin içinde en dehşetlisidir.
"Denizin dibine, iki yüz metreden sonra, yedi Rengin yalnız moru girer. Orada hiç bitmeyen lacivert bir gece vardır. Bu gecenin içindeki canlıların ışıkları kendiliklerindendir; yıldızlar gibi.
*Doğum sırası da kişiliği etkiler
*Fare adam(obsesif kompülsif olarak bilinecek)
*konferans da 3 saat konuşması ile ünü arttı.
*Küçük Hans vakası at korkusu aslında oidipus babaya korku.
*Şuan ki adı uluslararsı piskoanaliz derneği kurdu.
*Ve cinsellik (parmak emme vs çocuk) ile ilgili kitabı ile ünü arttı.
*Varis junk ile araları çok iyi olmadı.(Freud kazanan olmak yeni fikirden iyi )
***Kaç yaşına gelirse gelsin babasının güçlü durmaması o şapka olayında aşağıda altta davranması onu hep etkiledi.
(onun için cocucukken arkanda duran güçlü aile olursa başka birşeye ihtiyaç yok.)
*Obsesif beynin kaudat çekirdek denilen yerde kimyasalların dengesizliğik.
*Freud için konuşma terapisti artık ikinci planda, hem analiz eden hem kendini analiz eden eleştirilere kapalı adam hatta fiziksel ruhsal hastalıkların bir organa bağlı olduğunu ve bunun BURUN olduğunu düşündü. yanlıştı tabi..