İnsanlara karşı yüzü güler, tatlı, hoş ve yumuşak davranırdı. Bu güzel vasfından dolayı herkes onu sever, takdir ederdi. Müslümanlar onun sohbetine geldiği gibi, bazı kâfirler de gelirdi. Onlara da güler yüzle bakar ve hatta acırdı.. Çünkü âlemde acınmaya en muhtaç olan kimseler kâfirlerdir. O halde ölüm onları yakalarsa, gidecekleri yer de bellidir ve korkunçtur...
Ya Rabbi! Sen bize acı, fakat kâfirlere daha çok acı ki Seni bilmiyorlar...
Tıpkı insanların akla gelebilecek her yerde, her bir şekilde ölebileceklerini bilmelerine rağmen, evlerinden çıkmaya korkmadan bütün o yerlerde bulunabildikleri gibi. Kaderdi bu.
Ökkeş Baba yatırına gidenden sonra doğan oğlana Ökkeş adı veriliy, yoksam çocuk yaşamıy... Bizim orda Ökkeş adının çok olması bundan ileri geliy. Pazaryerinde bir sesleniysen Ökkeş deyi, herkes dönüp bakıy... Sese dönmeyen olursa anla ki ya Ökkeş değil, ya Ökkeş’tir ama sağır olduğundan sesi duymiy...