Kafka 'nın Almanca olarak yazdığı, orijinal adı aslında süreç anlamına gelen, fakat Türkçe'ye 'Dava' olarak çevrilmiştir.
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümden sonra 1925 yılında arkadaşı tarafından yayınlanmıştır.
Distopik dediğime bakmayın aslında günümüz dünyasında bu hâle gelmiş bulunmaktadır.
Kafka bu kitapta yine şaşırtmadı beni, çünkü Kafka okuruna düz bir anlatım, basit bir konu seçmiyor. İnsanın düşündüren açıkçası herkesin anlayamayacağı farklı bir bakış açısı ile bakan okurlara yönelik bir anlatım tarzı var desem galiba yanlış olmaz.
Aslında Kafka'nın kitaplarında insan inceleme yaptığında kitaptaki konudan ziyade perdenin arkasındaki o gizeme değinmek istiyor.
Gerçekten Kafka çok kaliteli ve değişik bir kişiliği var onu anlamak için sadece eserlerini okuyup geçmek olmaz üzerine düşünmek lazım.
Kitabın giriş kısmı tandık geldi, Kafka'nın Dönüşüm kitabında da kareketerin bir sabah uyanması ile bambaşka bir hayatın içinde olması ile başlıyor.
Kitaptaki ana karekterimiz Joseph K.'dır. K, Kafka mıdır yoksa başkası mı muamadır. Joseph K. hukukla ilgilenen bir memurdur.
Kitabı okuduğumuzda, bürokrasi ve otoritenin adalet üzerindeki etkisini, adalet sağlayacak görevlilerin ciddiyetsiz davranışlarını görmekteyiz.
Kısacası Kafka kitapta bizlere adalet içerisindeki görevlileri adalet'i nasıl absürt bir sistem içerisine koyduklarını anlatmaktadır.