Kimi duyguların değişmesi kolay değildir, umutsuz biçimde zaman alır. İnsanın içine bir kez yerleşmeyegörsün kurtulmak zor olur, birini sabit bir şekilde sürekli düşünmeye başladığımızda -aynı zamanda onu arzulamaya da başladığımızda- bugünden yarına hatta haftalar aylar da geçse bundan kurtulmak kolay olmaz, bu bağlılık çok uzun sürebilir. Şayet hissedilen şey hayal kırıklığıysa, o zaman ilk olarak bu duyguyla mücadele edilir, mantığa uydurularak azımsanmaya çalışılır, reddedilir, ortadan kaldırılmak istenir.
Gerçek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerleşir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulamayacak bir şekilde yayılır. Eğer anahtarımızı kaybetmeye kadar her şey, diğer bütün acılar, dertler ve huzursuzluklar, her an yeniden kabarmaya hazır olan bu asıl ıstırabımızın tetikleyicisi olur.