Her şeyden önce hala kendisi olarak kalmak zorundaydı. Dışardan gelecek saldırılar, ne kadar delice olursa olsun, ona zarar vermemeliydi, yıkılmaz bir kaya gibi dimdik ayakta kalmalıydı. Hayat insanın dişlerini kıran sert bir çekirdekti. Zor durumlardan hep bu şekilde sıyrılmıştı. Mücadele devam ediyordu, hepsi buydu.
“Ben bilmek istiyorum , hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi, yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?”
Daha veciz konuşmayı seven bir dükkan sahibi , müşterilerinin bir elbiseyi değil , aslında bir hayali satın aldıklarını açıklamış . O elbiseyi giyen “ ötekiler “ gibi olabilme hayaliymiş asıl satın almak istedikleri .