Ahmet Hamdi Tanpınar, bu eserinde "zaman" kavramını donmuş ve dışına çıkılamayan insan manzaralarıyla konu alıyor. En belirgin şekilde belli olan Doğu ve Batı ayrımı da eser de söz konusu. Bu iki kutbu karşılaştırırken "zaman" kavramını mecaz anlamıyla kullanmış.
Eser aslında iki kısımdan oluştuğu söylenebilir. Başlangıçta ana karakterimizin etkilendiği saatçi Nuri Efendi ve sonralarında karşılaştığımız Halit Ayarcı. Bu iki isim karakterin üzerinde büyük bir etki oluşturarak Hayri Bey'in hayatı tamamen değişmiş oluyor. Aynı zamanda iki isim birbirlerinden farklı karakterlere de sahipler. Nuri Efendi, Doğu kültürünü yansıtırken Halit Ayarcı tamamen Batı dünyasının getirmiş olduğu moderniteyi okuyucuya gösterir. Bu iki kutupta gidip gelen Hayri Bey, içinde yaşamış olduğu, arada kalmışlığın sonucu olarak yalnızlaşmasını anlatır. Toplumda yalnızlaşmasıyla beraber ötekileşmiş ve artık tamamen öteki olmuştur. Öteki olarak varlığını sürdürmesi bir o kadar da zordur. Çevresindeki insanlar ona ilgi çekici gelmez ve hayat daha da durağanlaşır. Geçmiş ve gelecek arasında sıkışmış ve artık anı yaşayamıyordur.
"İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz."
Doğu ve Batı arasında kalmış bu toplumda öteki olanların sayısı yüksektir. Bununla beraber zaman, saat ve insan kavramları da birleşiyor.
"Saatin kendisi mekan, yürüşü zaman, ayarı da insandır. "
Bu eser evrensel kurgusuyla günümüzde hala okunur. Kara mizah ile de bu romanı okumak keyif vericidir.
Vegan kavramına karşı olumsuz yargıları bir kenara bırakıp vegan olan ve vegan olmayanların orta noktada birleşmesi gerekmektedir. İki zıt kutup olarak değil aynı amaca yönelik harekete geçmek asıl niyettir. Bu kitapta da veganların vegan olmayanlara karşı nasıl yaklaşması gerektiğini açık ve gerçekçi bir şekilde anlatıyor.
"İnsanları doğru şeyi yapmaya ikna etmek (sistemi) değiştirme şekli değildir. Tamamen farklı bir sistem yaratarak sistemi değiştirebiliriz."
Değişim hayatımızın içinde hep vardır. Değişimden korkmayıp bir adım atmak ise asıl başlangıçtır. Hayattaki diğer konular gibi bitkisel beslenmeye başlamak da bir adım atmakla mümkündür.
"İnsan kendini bulmalı, özünü elde etmeli ve şuna da inanmalıdır: Hiçbir şey- Tanrının varlığını gösteren en değerli kanıt (delil) dahi- kişiyi kendinden, benliğinden kurtaramaz."