Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İsmet inönü,1942 yılında ziyaret ettiği Kepirtepe Köy Enstitüsü'de bir kız öğrencinin yanına gider ve çantasındakileri görmek ister.Öğrencinin çantasından çeyrek ekmeğe konan köfte ve Hasan Ali Yücel'in çevirttiği dünya klasiklerinden Antigone adlı kitap çıkar.İnönü şunu söyler yanındakilere "Görüyor musunuz ? Köy enstitülerinde kitap ekmekle bir tutuluyor.Ne zaman Türkiye'de erinden genaraline,sade vatandaşından cumhurbaşkanına kadar herkes ekmekle kitabı bir araya getirebilirse,Türkiye'nin kalkınması daha gerçekçi olacak.Tam bağımsızlık o zaman gerçekleşmiş olacak.
Düşünüyorum da
Çekip tabancayı vursalar beni
Ne kaybeder dünya
Elma mı düşer dalından
Dağlar mı titrer acısından
Yağmurlar diner mi
Bulutlar çoğalır mı
Pek sanmıyorum
Boynuma urganla bağlasalar
Bir ağaçta sallandırsalar
Hangi timsah gözyaşı döker
Hangi düğünde davul çalmaz
Hangi gün sabah olmaz
Sorularım cevaplanır mı
Belli olmaz
Yada bıçaklasalar derince
En kart yerlerimden
Soyup soğana çevirseler
Televizyonlar duyurur mu
Kalabalıklar ağlar mı
İnanmak istiyorum
Sanki bir güzel uzanıyordu sahilde
Martılar sesleri ,deniz güzelliği ,güneş parlaklığı...
Yakardı kumları denizleri çalkalardı
Bir tsunami taşardı gönlümün kıyısında
Ahh bir bilsen erkek olmayı seni seyrederken
Ahh bir bilsen gönlümden geçen o tutkuları aşkları
Belki merhamet
Küçümseme sözlerimi devam et
Belki şefkat
Söylediğime bakma aslı kat be kat
Dökülürdü tuz kokulu teninden nefsime
Dizlerinin üstünden vururdu güneş ışığı
Teni buğday gibi
Saçların her ne hikmetse sarı
Dikleşince sırtının kamburu
Deniz tutulur yer yarılır
Dönüp baksan kalbim kaçar kurtulur
Rüzgar tuttu elinden usulca kaldırdı
Uçuşan kumlar tenine saldırdı
Şapkasını bir ara rüzgara çaldırdı
Yanındaki ufak çocuğa aldırdı
Bastı kuma yandığı ayağı
Denize doğru baktı yukardan aşağı
Kurtuldu onu saran elbiseden
Deniz onu o denizi süzerken
Bir adam geldi güneşin battığı yerden