Vural Öztürk

Vural Öztürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.··
7 günde okudu
·
2021 31. kitabı
Jack London
7.9/10 · 43,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tam bağımsızlık
İsmet inönü,1942 yılında ziyaret ettiği Kepirtepe Köy Enstitüsü'de bir kız öğrencinin yanına gider ve çantasındakileri görmek ister.Öğrencinin çantasından çeyrek ekmeğe konan köfte ve Hasan Ali Yücel'in çevirttiği dünya klasiklerinden Antigone adlı kitap çıkar.İnönü şunu söyler yanındakilere "Görüyor musunuz ? Köy enstitülerinde kitap ekmekle bir tutuluyor.Ne zaman Türkiye'de erinden genaraline,sade vatandaşından cumhurbaşkanına kadar herkes ekmekle kitabı bir araya getirebilirse,Türkiye'nin kalkınması daha gerçekçi olacak.Tam bağımsızlık o zaman gerçekleşmiş olacak.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Ertesi gün Eminönü'ne geçtik,gagası ve ayakları sarı,gövdesi beyaz martılarla arkadaş olsun diye,aynı renklere boyanan bir vapurla....
Sayfa 3·Kitabı okudu
Yokluk
Düşünüyorum da Çekip tabancayı vursalar beni Ne kaybeder dünya Elma mı düşer dalından Dağlar mı titrer acısından Yağmurlar diner mi Bulutlar çoğalır mı Pek sanmıyorum Boynuma urganla bağlasalar Bir ağaçta sallandırsalar Hangi timsah gözyaşı döker Hangi düğünde davul çalmaz Hangi gün sabah olmaz Sorularım cevaplanır mı Belli olmaz Yada bıçaklasalar derince En kart yerlerimden Soyup soğana çevirseler Televizyonlar duyurur mu Kalabalıklar ağlar mı İnanmak istiyorum
Düşünce
Kaçamak Sahili
Sanki bir güzel uzanıyordu sahilde Martılar sesleri ,deniz güzelliği ,güneş parlaklığı... Yakardı kumları denizleri çalkalardı Bir tsunami taşardı gönlümün kıyısında Ahh bir bilsen erkek olmayı seni seyrederken Ahh bir bilsen gönlümden geçen o tutkuları aşkları Belki merhamet Küçümseme sözlerimi devam et Belki şefkat Söylediğime bakma aslı kat be kat Dökülürdü tuz kokulu teninden nefsime Dizlerinin üstünden vururdu güneş ışığı Teni buğday gibi Saçların her ne hikmetse sarı Dikleşince sırtının kamburu Deniz tutulur yer yarılır Dönüp baksan kalbim kaçar kurtulur Rüzgar tuttu elinden usulca kaldırdı Uçuşan kumlar tenine saldırdı Şapkasını bir ara rüzgara çaldırdı Yanındaki ufak çocuğa aldırdı Bastı kuma yandığı ayağı Denize doğru baktı yukardan aşağı Kurtuldu onu saran elbiseden Deniz onu o denizi süzerken Bir adam geldi güneşin battığı yerden
Şiir