•Nyx•

•Nyx•
Insta: byznur_art Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
166 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
"Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey'in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacaklarını uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum."
Sayfa 107 - Ötüken·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Onlar, hastaneye dışarıdaki hayatın karıştığı saatlerde gelmişlerdi; bu odanın gecesini sabahını tanımıyorlardı. Duvarlarda gölgelerin kımıldadığı, döşemelerin dinç seslerle öttüğü ve dehlizlerin canlı şekillerle kaynaştığı bu hayat ve hareket saatindeki hastane bambaşkadır. Bu dekor, benim bir gece evvelki halimi anlamak isteyenlere hiçbir şey söylemez."
Sayfa 107 - Ötüken·Kitabı okudu
Edebiyat
"Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgâr dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: 'Buradayım!' der."
Sayfa 52 - Ötüken·Kitabı okudu
Edebiyat
"Bazan etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak edemeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar."
Sayfa 44 - Ötüken·Kitabı okudu
Edebiyat
8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 15:51
Rebecca, okurken insanı içine çeken karanlık bir atmosfere sahip. Kitabın büyük bir bölümü gizemden oluşuyor ve insanı sürekli bir merak içinde bırakıyordu. Ana karakterin adının olmaması kitaba dair en beğendiğim şeydi. Kitabın kendisi de anlattığı hikaye gibiydi, ismi bile belirtilmeyen bayan de Winter; silik ve kitabın anlatıcısı olmasına rağmen kitap rafa kaldırıldığında herkesin kolayca unutabileceği bir karakterdi. Buna karşın Rebecca kitabın her sayfasındaydı. Her karakterin aklında olan, ölmüş olsa da Manderley'de hüküm süren yegâne kişiydi. Zaten kitabın adı bile onundu, aynı hikâyede her şeye sahip olması gibi... Bu anlamda iki kadın karakter arasındaki zıtlıklar çok hoşuma gitti. Okurken en zevk aldığım kısım ise gelişmeydi. Malikanenin havasının yazımı, bayan Danvers'in aktarımı ve bayan de Winter'ın zamanla yaşadığı duygu değişimi çok güzeldi. Puan kırma sebeplerim de, öncelikle ana karakterle Maxim'in arasındaki yaş farkıydı. O zamanlarda biraz daha normal olduğunu bilsem de en azından adamın kadının iki katı yaşında olmasına gerek yoktu bence. Özellikle kitaptaki karakterler de bunu birkaç kere vurguladığından daha da göze batıyordu. Yazar büyük ihtimalle daha masum ve saf olması amacıyla ana karakterin küçük yaşta olmasını istedi ama Maxim'in 42 yaşında olmasını gerektiren hiçbir şey de yoktu. Ayrıca kitabın girişini yavaş buldum ve ana karakterin sürekli hayaller kurması beni bazı yerlerde hikayeden kopardı. Durduk yere olası senaryoları düşünüp detaylı detaylı anlatmasını okuması yorucuydu. En sevdiğim karakter: Beatrice Not: Bu kitabı okurken aklımda hep I Monster'ın "Who is She?" şarkısı dolandı. Kitabın atmosferini şarkıda, şarkının melodisini de kitapta hissettim. Sanki birbirleri için yaratılmış gibiydi. Kitabı okuduktan sonra dinlemenizi
Edebiyat
RebeccaDaphne du Maurier · İthaki Yayınları · 2020969 okunma