Insta: byznur_art
Ama sen beni öldüremezsin, Lord Despot. Ben senin ne kadar çok uğraşırsan uğraş, öldürmeyi asla başaramadığın şeyim. Ben umudum. Sissoylu - Son İmparatorluk
"Kuşkusuz haklısın arkadaşım; eğer insanlar -niçin böyle yaratılmış olduklarını Tanrı bilir- imgelemeleriyle geçmişteki kederin anılarını çağrıştırmak uğruna bu denli çaba gösterecekleri yerde, kayıtsız bir şimdi'ye katlansalardı, çektikleri acı daha az olurdu."
Joe Abercrombie, Bıçağın Kendisi'nde derinlemesine kurguladığı karakterleriyle yine harika bir eser yazmış. Hatta kitabı işlenişi bakımından ilk kitaptan daha da başarılı buldum. (İlk kitapta küçük olaylar aracılığıyla karakter tanıtımı yapılırken burada ana olay etrafında her şey şekilleniyordu.) Bıçağın Kendisi'ni okuduysanız ve devam etmek konusunda kararsızsanız, kesinlikle devam edin derim, seri ilerledikçe daha da güzelleşiyor.
Karakter yazımı açısından en başarılı bulduğum yazarlardan oldu Abercrombie. Sevdiğim karakterler o kadar fazla ki, farklı karakterlerin bakış açısıyla yazılan bölümlerde bile illa ki sevdiğim birkaç yan karakter olduğundan bölümlerde kolay kolay sıkılmadım.
Okuması çok keyifli olan bir kitaptı. Üçüncü kitap için aşırı heyecanlanmama sebep oldu, o yüzden en yakın zamanda üçüncü kitabı okumak istiyorum.
En Sevdiğim Karakterler: Logen, Ferro, Köpekadam, Üçağaç, Asıksurat, Eider, West, Cosca
"Zira düşte gelen düşünceler çoğunlukla uyanıkken gelenlerden daha az canlı ve daha az berrak değillerken bunların değil de diğerlerinin yanlış olduklarını nereden bilebiliriz?"
"Bana öyle geliyor ki bunları kavrayabilmek için hayal güçlerini kullanmak isteyenler sanki sesleri işitmek ya da kokuları koklamak için gözlerini kullanmayı isteyenler gibi davranırlar. Yalnız şöyle bir fark vardır: Görme duyusu nesnelerin doğruluğu konusunda bize koklama ya da işitme duyularından daha az güvence vermez, halbuki eğer anlama gücümüz araya girmese ne hayal gücümüz ne de duyularımız herhangi bir şey konusunda bize asla güvence vermeyecektir."