Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başlıyor yeniden güzel mesaimiz!
Bir Sabahattin Ali klasiği ile daha karşı karşıyayız. Sabahattin Ali’nin eserlerindeki samimiyet ve doğallık, beni en çok etkileyen unsurlar arasında diyebilirim. O, yaşadığı döneme büyük bir ışık tutarak, Türk toplum yapısını en iyi anlatan yazarlardan biri. Aşk, sevgi ve aşk acısı üzerine yazan en iyi Türk yazar olduğunu düşünüyorum.
Kitaba gelirsek, baştan söyleyeyim, başlığımda da belirttiğim gibi spoiler vermem. Sadece kendi duygularımın "spoiler"ını veririm. Bu kitap, benim naçizane fikrimce, size yaşamın hiç bakmadığınız bir noktasından bakmayı öğretecek. Ömer'in içinde bulunduğu durum, belki de Türk toplumundaki birçok erkeğin yaşadığı durumu yansıtıyor.
Sabahattin Ali kitaplarında benim en çok dikkatimi çeken şey, genellikle ilk 50 sayfanın biraz durağan geçmesi. Ancak sonrasında, hikaye öyle bir akışa girer ki, olaylar birbirine bağlanır ve kitap inanılmaz sürükleyici hale gelir. Okuduğum diğer Sabahattin Ali kitaplarında da hep böyle oldu. Tabii ki, Kuyucaklı Yusuf hariç! O kitaba da bir inceleme yazmaz mıyım? Tabii ki yazarım! :)
Sonuç olarak, arkadaşlar, Sabahattin Ali’yi mutlaka okuyun ve okutturun. Ben her zaman şöyle derim: Onu okursanız sevmeyi öğrenirsiniz. Bu kitapta ise sevmenin dışında, Türk toplumunda yaşamın her zaman zor olduğunu, geçim derdinin sürekli var olduğunu bir kez daha hissedersiniz. Sevdiğiniz insandan vazgeçmeyi de öğrenirsiniz. O yüzden diyorum ki, sevin, sevilin ve Sabahattin Ali okuyun!
Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
İyi okumalar...
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?