Ben sevginin ne olduğunu durmadan anlamaya çalışıyorum. O benim için bazen ruhta parlayan bir güneş oluyor bazen o güneşte görünen bir ruh. Yani o henüz açıklanamayan bir şey. Hani şöyledir, böyledir denilemeyen bir şey. İnsan ancak onu hissederse tanır.
Daima ‘ötekini ‘ severiz, daima onu ararız, hayatın bütün koşullarında ve değişikliklerinde… Bunu biliyor musun? Hayatın en büyük sırrı ve en büyük hediyesi, ‘ aynı türde’ iki insanın karşılaşmasıdır. Bu son derece nadir görülür. Belki de sebebi; dünyanın yaratılması, hayatın yenilenmesi için birbirini ebediyen
arayan, zıt akortlu insanlar arasında oluşan gerilime ihtiyaç olmasıdır.
Öğretmenleri yalnızca öğretmek için para aldığı şeyi öğretmeye adamıyordu kendini, onları sadelikle özenle yaşamında ağırlıyor, çocukluğunu ve tanıdığı çocukların öyküsünü anlatarak bu yaşamı onlarla paylaşıyor, onlara düşüncelerini değil, bakış açılarını açıklıyordu. Örneğin birçok meslektaşı gibi kilise karşıtıydı ama sınıfta dine karşı bir seçim ya da kanı konusu olabilecek herhangi bir şeye karşı
tek söz söylememişti. Ama tartışılmasında sakınca olmaya.n her şeyi hırsızlığı, gammazlığı, kabalığı daha da güçlü bir şekilde yargılardı.