Çok zekice bir karar değildi,çok huzurlu olduğum bir döngüden de geçmiyordum ancak bildiğiniz üzere Dostoyevski okumak için asla yeterince mutlu bir zamanınızda olamazsınız.Ben de kronolojik sıra ile Dostoyevski okumaya başladım.
Evet,listemizin ikinci sırasında Öteki isimli kitap bulunuyor.Okurken defalarca "fight club" ve "freud" benzetmeleri kafamın içinde dönüp durdu.Ben ise en azından Öteki kitabını Freud'un "ego" kavramı ile paralel olarak ele alarak anlatacağım.
Öteki isimli eser ,kimlik bölünmesi ve bireyin iç çatışması diyebileceğimiz konuları büyük bir ustalıkla ele alıyor.Dostoyevski'nin ileride yapacağı mükemmel karakter çözümlemelerinin temelini bu kitapta rahatlıkla görebiliyoruz.
Başkahramanımız Golyadkin, topluma uyum sağlamak isteyen ancak bir yandan da içsel çatışmalar yaşayan, içine kapanık bir devlet memuru. Bir gün, kendisi ile tıpatıp aynı olan ancak toplumsal olarak daha başarılı ve dışa dönük bir "öteki" ile karşılaşır. Bu öteki karakter, Golyadkin’in bastırdığı yönlerini dışa vuran bir figürdür ve onla rekabet ediyordur.
Freud’un teorisine göre ego, bireyin dış dünya ile uyum sağlamasını ve içgüdülerini kontrol etmesini sağlayan yapıdır. Golyadkin’in yaşadığı kimlik bölünmesi, aslında onun bilinçaltındaki farklı yönlerin çatışmasını gösterir:
Gerçek Golyadkin (Orijinal Karakter) :Bastırılmış Ego
Çekingen ve sosyal normlara tam olarak uyum sağlayamayan tarafı temsil eder. Bu yönü, Freud’un ego kavramına yakın olup, süperego (toplumun ahlaki kuralları) tarafından sıkıştırılmış ve ezilmiştir.
Öteki Golyadkin : Serbest Bırakılmış İd veya Güçlenmiş Ego
Cesur, dışa dönük ve manipülatif bir karakterdir. Freudcu bakış açısıyla değerlendirildiğinde, bu figür ya bastırılmış id’in (içgüdülerin) bir yansımasıdır ya da Golyadkin’in güçlenmiş