"Yaşamanın anlamı, onu hep aradığın yerdedir.
Yaşamanın anlamı, onu hiç bulamadığın yerdedir.
Yaşamanın anlamı, onu hep arayıp hiç bulamadığın yerdedir."
"...
Olmadık intiharlar taşıyoruz cebimizde
Elimizde gülünç ve acıklı bir kahraman sureti
Çalınmış,açılmış ve kapanmış kapılar çalıyoruz
Saatlerimizi hep yanlış saatlere ayarlıyoruz
(İşte bu yüzden aramızda hep kelepçesiz dolaşır caniler)
İşte iki adım daha atıyorum
Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde
..."
-Tuğrul Tanyol/Anımsama
"Tsukuru Tazaki'nin gideceği özel bir yer yok.Bu, onun yaşamı açısından, arka fondan sürekli çalan melodi gibiydi.Gideceği özel bir yer olmadığı gibi, dönmesi gereken bir yer de yoktu. Eskiden öyle bir yer hiç olmadığı gibi, şimdi de yoktu. Onun için tek yer 'şu an bulunduğu yer' idi."
"Ah nereye baksam, düşüncelerimi nereye yöneltsem, hiçbir yerde beni bekleyen bir sevinç, bana yollanmış bir çağrı, beni kendine çekecek bir şey göremiyordum.Her şeye kokuşmuş bir yıpranmışlığın,kokuşmuş yarı memnunlukların havası sinmişti; her şey eskimiş,sararıp solmuştu,gri, peltemsi, tükenmiş durumdaydı her şey.Aziz Tanrım, nasıl gerçekleşebildi bu? Nasıl bu hallere düştüm ben?"
...
"Oysa daha on gün önce köylüler çığlık çığlığa kaçışmışlardı onu gördüklerinde.O zaman şimdikinden başka hissetmemişti kendini,şimdi de,gözlerini kapadığında,kendini o zamankinden biraz olsun başka hissetmiyordu.Vücudundan yükselen havayı çekti içine,kötü parfümün kokusunu duydu,kadifenin,pabuçlarındaki tutkalı taze derinin kokusunu; ipeklerin, pudranın, düzgünün, Potosi sabununun hafif kokusunu duydu.Birdenbire anladı ki,onu normal bir insana dönüştüren güvercin çorbası değil,üfleme hokus pokusu da değil,sadece ve sadece üstündeki birkaç parça giysi,saçının kesimi,bir de o azıcık makyaj maskaralığı olmuştu."