“- İnsanlık öldü mü? dedim
– Yok, dedi, ölmedi, ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde.
– Nerede kaldı acaba?
Mahmudun yüzü bir an sevinç ışığında şakıdı. İnsanlık belki Mahmudun bu ağız dolusu gülücüğünde, yürek dolusu sevincindedir, kim bilir, belki kuşlarda gitti, dedi Mahmut.
Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de… Ne olacak kuşlar da gitti.”
Peki burası senin olsa ( ekolojik test istasyonu ) ne yapardın?
"Bu gezegeni insanlara uygun hale getirirdim" dedi.
Kynes " Belki de... Onlara bu yüzden yardım ediyorum
" diye düşündü.
Saron... Nereden başlasam bilemedim. Kitabın arka kapağında yazan metnin aynısı kitapta geçerli. Son zamanlarda sinirlerime bu denli dokunan, kaosun ve yozlaşmışlığın bu denli yüksek olduğu bir kitap okumamıştım. Kitap sizlere yer yer nerede olduğunuzu unutturacak, tekrar ve tekrar anlamaya çalışacak ve bazen de yorulacaksınız. İncil'den benzetmeler, Avrupa ve Baltık ülkelerinden kareler ile İnsan Postuna Bürünmüş Köpek sağlam bir mide gerektiriyor. Sert dilin bu kadar zarif kullanımı ise yazarımızın ustalığını bize gösteriyor. Melankolik, uyuşturucu bağımlısı ve "freak" avrupa'nın içinden maceralar örüntüsü ve en önemlisi "AŞK" Herkese iyi okumalar dilerim