“Ben 48 yaşındaki Türkan;bütün yaşamımı durarak geçirmiştim.Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim.Birilerinin bana açtıkları boşluklara sığmış,taşmamış,yükselmemiş bile ama kurumamış da,orada eski bir göl gibi durup beklemiştim
“Bir insanın ilişkileri ana babasıyla başlar.Bu öylesi bir beraberliktir ki bıraktığı izlerin bazıları yaşam boyu varlığını sürdürebilir ve yetişkin insanın dünyasını algılama biçimini etkileyebilir.Bir insanın gerçeklerini anlayabilmek için onun geçirdiği evrimin değerlendirilmesini de içerdiğiniden asıl konumuza geçmeden önce ana -baba ve çocuk ilişkilerini genel çizgileri ile gözden geçirmekte yarar görüyoruz”
İkinci dünya savaşından bu yana geçen süre içinde çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir.İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla ,çok daha kısa süreli daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir.Bu soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer.Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar ama dikenleri birbirine batar.Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar.İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleti en uygun uzaklığı bulurlar”
“Samimiyetsizlik uygarlıkla gelişmiştir.Çünkü uygarlıkla birlikte diplomasi de gelişmiştir,çalınacak şeylerin sayısı da artmıştır.ilkel insanlarda mülkiyet geliştikçe hırsızlık ve yalan da başlar”