“Gökyüzü kararır
Mavi siyaha döner
Yıldızlar yine de kafa tutar
Parlar senin için”
“Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü."
“Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.”
"Gerçek bilgelik hiçbir şey bilmediğini bilmekte yatar”
Ben, beni bir daha ele geçirsem,
— âbıhayat içersem demiyorum —
kapılar bir daha açılsa
ben bu haneye bir daha girsem
yaşardım yine böyle kanrevan içinde
yine böyle aşk ile sersem,
ben, beni bir daha ele geçirsem...
*
“Göğsüne bastırırken kırar sevdiği şeyi"
*
"Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalındım çırpındım ellerim yetmez.
Dibi bir kararsız göllerde kaldım."
"Gider isen bu il sana yurt olsun.
Münafıklar aramıza kurt olsun
Ben ölürsem yüreğine dert olsun.
Geçti dost kervanı eğleme beni.”
*
“Biz gözyaşımızı gizleyen insanlanız
Biz kahkahamızı da gizleriz
Biz koşuyu kaybettikten sonra da koşan atlarız.”
*
“Yitirdiğini sandığın gülü aslında elinde tutmaktasın. Bu böyle ya, neden hâlâ susmaktasın?”
Varsın baş ucunda gezinsin dursun,
Zalim iğvaları bir susuzluğun...
Bütün pınarlardan içsen ne çıkar?
Hep aynı boşluğu bize tekrarlar,
Dövülmüş altından veya mücevher,
Birbirine benzer bütün kadehler...
İsterse bir bahar olsun günlerin;
Bir esneyişinde yorulmuş tenin,
Silinir aynadan her nazlı hayal,
Arzuların sana ördüğü masal.
Bağrında bir bıçak yarası boşluk,
Simsiyah kesilir gözünde ufuk,
Siyah açar güller ve siyah öter
Ömrün gecesinde öten bülbüller...