"Bizler karşılaştığımız her kişiye bir şey verirdik ama ne vereceğimizi sadece kendimiz kararlaştırırdık. Sözlerimiz, eylemlerimiz, ancak sürdürmeyi umut ettiğimiz yaşamın sahnesini oluşturmaya yönelikti."
"Sen birinin canını acıtırsan, kendi canını acıtırsın. Birine yardım edersen, kendine yardım edersin. Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir."
Savaşçı kendi seçimlerinden sorumludur; yaşamında kendi olarak var olabilme mücadelesi onun mücadelesidir. Karşıdan bir şey beklemeden harekete geçen kişi o olur; kendine, evrene ve yaşama güvenerek, niyetinin saflığı içinde 'doğru adımı' atar! Bir tek şeyden sorumludur; niyetinin saflığı içinde düşünmek, hissetmek ve davranmak.
"Tende beden, bedende can taşıdıkça, bu dünyada yaşadıkça, hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya, kaldırmaya çalışacaksın, arkadan omuz vereceksin. Ne var ki, her omuz vuruşta, hayat arabasının tekerleği omzunu bıçak gibi yaralıyor, yara üstüne yara derken omuz nasır tutuyor. Eğer yaptığın işi seviyor, meyvesini alıyorsan, nasırların hiç önemi yok."